Yeni Sayfa 1


   Günü kurtarırken Dünya ve Türkiye

  

  
Başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarında ortaya çıkan büyük artış elbette 42 milyar dolar cari açık veren ve halkının çoğu zaten yetersiz beslenen Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Buna karşılık Türk medyasında bu konuda şimdiye kadar dişe dokunur tek satır bile yayınlanmadı.

Geçen ay emtia balonu yüzünden pirinç fiyatlarının çok yükselmesi üzerine halkı pirinçle beslenen, aynı zamanda pirinç ihracatçısı olan birçok Asya ülkesi pirinç ihracatını kısıtladı veya durdurdu. IMF - Dünya Bankası dayatmalarıyla tarımı ve gıda piyasalarını denetleyip düzenleyecek olan kurumlarını tasfiye etmiş olan Türkiye hazırlıksız yakalandığı için pirinç fiyatları bir anda üç dört katına çıktı, vatandaş feryat etmeye başladı.

Bu durum üzerine hükümetle muhalefet ve sivil toplum örgütleri arasında cereyan eden tartışmadaki düzeysizlik trajikomikti:(MHP hariç:Milliyetçilerin kalesikonuya oldukça düzeyli yaklaştı). Muhalefet hükümeti spekülasyona engel olamamakla suçlarken, hükümet de spekülatörlerin üzerine kararlılıkla gidileceğini söylüyor, her iki taraf da vatandaşları pirinç yerine bulgur yiyerek spekülatörlere haddini bildirmeye davet ediyordu.Sadece MHP çözüm önerileri getirebildi. Bırakın emtia fiyatlarındaki yükselişle Amerika’nın ekonomi politikaları ve ve finans piyasaları arasındaki ilişkiyi, Kamboçya, Tayland, Filipinler ve Çin gibi birçok ülkenin pirinç ihracatını durdurduğu haberinden bile söz eden olmadı.

Bugün ekonominin en önemli sorunu nedir? Yeterli üretememe sorunu ve cari açık (döviz açığı) sorunudur.

- Neden? Çünkü bu yıl en aşağı 40-45 milyar dolar döviz açığı vereceğiz.

- Neden vereceğiz? Çünkü gelirimizden daha fazla harcıyoruz.

- Ne zamandan beri? 2003’ten beri. 2003’te açık 7.8 milyar dolardı. Sonra 14.4 milyar dolar, 22.1 milyar dolar, 31.8 milyar dolar oldu. 2007 yılında 37.4 milyar dolara çıktı. Hükümet 2009 yılında açığın 52.4 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyor.

- Bu açık devamlı artacak mı, kapanmayacak mı? Gelirimizden fazla harcadıkça (ürettiğimizden fazla tükettikçe) açık büyümeye devam eder.

- İyi de bizim paramız yokken, kimin parasını yiyoruz (tüketiyoruz)? Yurtdışından gelen, başkalarının parasını yiyerek günümüzü geçiriyoruz.

- Bu açık sorunu nasıl çözülür? Öncelikle döviz fiyatının artması gerekiyor.

- Döviz fiyatı artınca ne olur? Pahalı döviz nedeniyle ithalat yavaşlar. İthalat yavaşlayınca ve ucuz döviz girdisi kullanımı azalınca yerli üretim artar. İhracat artar. Para kazanırız. Ele güne muhtaç olmayız.

Üretmeden olmuyor - Daha başka? Sonra faiz oranları artırılacak yerde indirilir. İçeride faiz yüksek, dışarıda ucuz diyerek bol bol borçlanma alışkanlığı sona erer.

- Pardon... Ekonominin en önemli sorunu cari açık (döviz açığı) ise, işsizlik, gelir dağılımının bozulması sonucu belli kesimlerin fakirleşmesi sorun değil mi? Cari açığı kapatmayı hedef alan ekonomi politikası, yatırım ve üretim artışını ve büyümeyi sağlar. İşte o zaman işsizlik de, fakirlik de azalır.

Bugün AKP'nni yaptığı nedir? Ülkenin varlıklarını satarsınız. Yüksek faiz vererek borçlanırsınız. Böylece günü kurtaracak ölçüde para bulursunuz.

Hükümet şimdi “Para kazanmayı bırak / Para getirmeye bak ” politikası mı uyguluyor? Evet.Bunu nereden çıkarıyoruz? Hükümetin uygulamalarını izleyelim.

Günü geçiriyoruz (1) Yabancılara satacak KİT’ler bitti. Hükümet şimdi yabancılara arsa satmaya çalışıyor. TOKİ, şimdiye kadar halka konut satarak para buluyordu. Halk konut alamaz hale geldi. TOKİ şimdilerde Çanakkale Boğazı’nın iki yanındaki kamu arsalarını, kıyılardaki kamu arsalarını yabancılara satma hazırlığı içine girdi.

(2) Yabancılara fabrika yaptırmak için kurulan Başbakanlık Yatırımları Destekleme ve Tanıtma Ajansı, baktı ki fabrika yapmaya gelen yok, şimdilerde yurtdışında kamunun ve özel sektörün varlıklarını pazarlamaya çalışıyor.

(3) Hükümet havaalanlarını, yolları, köprüleri, elektrik üretme ve dağıtma hakkını “iskontolu” (Gelecek yılların gelirini peşin almak arayışında) satışa çıkarıyor.

(4) İçeride faiz yüksek tutularak, dışarıdan ucuz borçlananların ülkeye döviz sokmalarının yolu açılıyor.

- Bütün bunların bir faturası yok mu? Şimdi faturayı düşünmenin zamanı değil,velev ki mucize olsun.

    Mert TOKER
Tarih : 7/14/2008
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.