Yeni Sayfa 1


   Kibris' ta Öteleyerek Çözüm Olur mu?

  

  
AB "Sonbahar Ilerleme Raporu'ndaki limanlar sorununu yil sonuna ötelendi.

Yil sonuna kadar Finlandiya formülünde bir çözüm olusacagina inanmiyorum. Bence , 2007 seçimleri öncesi AKP hükümeti Türkiye' nin, limanlarini, Kibris Rum Kesimi'nin uçaklarina ve gemilerine açmasina yesil isik yakamaz.

Dolayisiyla önümüzdeki ay bir miktar gerilim yasanacak. Ancak Türkiye' ye agir bir fatura keserler mi? AB Komisyonunun tavsiyesinin aksine müzakereleri dondururlar mi? Sanmiyorum.

AB liderler zirvesinde Fransa kötü polisi, Almanya iyi polisi oynayacaktir.

Sadece birkaç maddede görüsmeler askiya alinacak. Baska maddelerle devam edilecek. Bunun etkiside finansal piyasalarda döviz kurunun hareketlenmesi ve yatismasiyla limitli olacaktir. Türk hazinesi borçlanmayi sorunsuz sürdürmektedir.Yüzde 12 reel kazanç kurun üstündeki baskiyi sürdürecek.

Seçimlere kadar AB ile her ne kadar en önemsiz konular müzakere edilecekse de bunlari iyi niyetle sürdürmek ve yararlanabilecegimiz hususlari öne çikarmak gerekir.

Abdullah Gül ve ekibinin AB sürecini iyi yönettigini düsünmüyorum.Bence ciddi hatalar yapildi. Ancak Elde olan sartlara göre Mehmet Ali Talat' i ön plana çikarmaya çalisarak Kuzey Kibris Türk Devletine, AB ve BM gözünde resmiyet kazandirmaya çalistirmak akillica oldu.

Kirmizi çizgileri Talat' a sildirecekler görüsüne katilmiyorum. AB bu çizgileri silerse AKP' nin silebilecegini biliyor. Belki de bu yüzden bu süreçte Türk ordusu siyasete cok karisiyor söylemini güçlendirdiler.

Bence AB seçimlerden önce AKP iktidarinin limanlari açamayacagini bildigi için kangren olmaya yüz tutmaya baslayan bu sorunu 2007 sonbahari genel seçimlerine kadar öteleyecek.

Çünkü AKP, genel seçimleri yitirirse, yerine gelecek bir baska hükümetin AB' ye tam üyelik konusunda ayni heyecani gösteremeyecegi, Brüksel'de agirlikli görüstür.

Hem AKP' yi seçimlere kadar yipratmamak hem de bu süreçte Türkiye kamuoyunu AB'den büsbütün sogutmamak için bir "tampon süreç" yasanacak.

Türkiye' nin AB umutlarini tamamen yitirmesi Kibris konusunu çözümsüzlüge sürükler. AB icin ideal çözüm, sürecin devam etmesi ve Türkiye' den tüm tavizler alindiktan sonra Türkiye' nin özel statüye veya baska bir deyisle bir köseye itilmesidir.

Aslinda Türkiye' ye yarim üyelik, özel ve 2. sinif konum, "sakincali üye" statüsü zaten verilmisti. 2004 AB zirve karari ile AB anlayisinin özü, vazgeçilmezi olan "serbest dolasim ve çalisma hakki" Türkiye'den esirgenmis, AKP de bu eksik üyeligi kabullenmistir. "Özel statü", "yarim üyelik" iste budur. Devami da gelecektir.

AB ile iliskilerin düzelmesi artik çok zor; gelecekte kisilikli bir siyasi iktidar olustugunda bile çok zor. Ancak ekonomimiz için AB umutlarinin sürmesi lazim.

Bu umuda dayali model kisa dönem ülke çikarlarimiza uygundur. Her iki tarafin da, bu sürecin "geçici" oldugu izlenimini vermeleri, Türkiye' nin ekonomik durumunu, demokrasi yolculugunu ve reformlarini sürdürmesi açilarindan önemlidir. "Müzakere sürecindeki ülke" görüntüsü Türkiye'ye 20 milyar dolar sermaye getirdi.

Yabanci sermayenin "aritmetik diziyle" katlanarak akma "debisi" yavaslamamali….Yabanci sermayenin yükseldigi ve olumlu bir seyir izledigi yapida Türkiye' nin AB sürecinden çikma lüksü yoktur. Ekonomik gelisme "tam üyelik" ölçütlerinde "önemli esiklerden" biridir.

Sonu, "Kibris'i taniyin"a varacak süreci yasadigimizi bilmemize ragmen sorunu ötelemek ekonomimiz için önemli. Annan planini desteklemis biri olarak Rum kesiminin o plani reddetmesinin benim için anlami açik olmustu: Rum kesiminin amaci, ekonomisi rehin Turkiye' yi ileride zor sartlarla masaya oturtmakti. AKP iktidarinda amaçlarina ulasacaklarina inaniyorum. Eninde sonunda zor bir karar verilmesi gerekecek.

Tarihten bir dipnotla yazimi tamamlamak istiyorum.

1571 - II. Selim zamaninda Kibris'in fethi için Seyhülislam Ebu Suud fetva vermis ve Kibris'a savas açilmistir. Kibris,1571'de Venedikliler'den alindi. O dönemde Sadrazam Sokullu Mehmet Pasa, Kibris'in fethine Venediklilerle olan iliskiler nedeniyle karsi çikmistir.

Divan’ in kabul etmesiyle Kibris alindi. Sokullu bir devlet adamiydi. Muhalif oldugu Kibris harekatindan sonra bile devletini bu konuda kararlilikla savundu.

Sokullu’ nun tahmin ettigi gibi Birlesik Avrupa destekli Haçli Donanmasi' nin misillemesinde Osmanli donanmasi Inebahti'da yenildi. Alinan agir yenilgi karsisinda Osmanlilara gelen bir Venedik elçisine "Biz sizden Kibris'i alarak kolunuzu kestik, siz ise donanmamizi yenmekle yalnizca sakalimizi kestiniz; unutmayin ki, kol bir daha yerine gelmez, ama sakal eskisinden de gür çikar." dedi. Gerçekten de Sokullu'nun dedigi oldu ve Venedikliler baris istemek zorunda kaldilar.
    Mert TOKER
Tarih : 13.11.2006
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.