Yeni Sayfa 1


   Notlar

  

  
Uzunca bir süre yazılarıma ara vermiştim.Bu süreçte dünyada çeşitli ülkeleri gezdim.Bu ülkeleri gezdikçe AKP iktidarında gelişen gibi gözüken Türkiye'nin aslinda yeterince gelişmediğini gözlemledim.Maalesef Türkiye çok zaman kaybetmiştir.Dünyada 2002-2008 arası oluk oluk para akarken bazılarınca başarılı görünen AKP aslında altın fırsatlardan faydalanamamıştır.Yaşadığımız montaj ekonomisi ve borç yükü geriye gidildiğini göstermiyor mu?

Örneğin,Rusya'ya giren petro-dolarlar ülkenin çehresini değiştirirken,Malezya'da çağ atlanmış.Türkiye başlıca yargı sistemini değiştirmeye yönelik referandum konusuyla 1 yılını daha kaybederken atı alan Üsküdar'ı geçiyor.Vize kaldırma tiyatrosu dışında AB konusunda ilerleme kaydedilmedi.Bırakın ABD'yi Orta Asya'dan kopan bir Türkiye var.Basının nasıl utanmazcasına, AKP iktidarında Türkiye bölgesel güç oldu,aman ne kadar güçlendik tarzı yazıları ele alabildiğini anlamıyorum.Türkiye'nin en önemli sorunu referandum mudur,terör müdür? Peşine halkın bir kısmını takmaya hevesli görünen bir terör dalgası ülkemiz açısından en önemli sorundur.İşssizlik,montaj ekonomisine ve sıcak paraya bağımlılık gibi konular peşinde gelir. 2011'deki MHP iktidarı sorunları öncelik sırasına göre çözecektir.Ancak öncelikle gidişata referandumda hayır denmesi gerekiyor.

Türkiye referandum sebebiyle epeydir seçim ortamına girmiş durumda, en geç bir yıl sonra da genel seçim var. Seçim ortamında AKP’nin en büyük dezavantajı Türkiye’nin dünya krizinden en ağır etkilenen ülkelerden biri olması, buna bağlı olarak işsizliğin ve yoksullaşmanın yakın tarihte görülmemiş boyutlara ulaşması.

Bu yüzden AKP medyası geçenlerde TÜİK’in millî gelirin bu yılın ilk çeyreğinde % 11.7 oranında büyüdüğü iddiasına mal bulmuş mağribi gibi atladı. Hiçbiri ekonominin e’sinden anlamayan malûm kesimin yazarları rakamın yüksekliğinden yola çıkarak Türkiye’nin dünya krizinden en az etkilenen, kriz ortamında en hızlı büyüyen ülke olduğunu çiziktirmeye başladılar. Akıllarınca ne kadar çürük olduğunu birazdan göreceğimiz bir sayıya dayanarak krizde işini kaybeden, iflâs eden veya borç batağında yaşamaya çalışan milyonlarca insanı kandırıp hükümeti başarılı gösterecekler.

Büyüme oranları izafîdir; tek başına fazla bir şey ifade etmezler, ancak o büyüme oranına baz teşkil eden önceki dönemle birarada ele alınırsa anlam kazanırlar. TÜİK’in bu yılın ilk dönemi için açıkladığı % 11.7’lik büyüme oranı 2009’un ilk dönemine göre ölçülerek elde edilmiştir. O dönemde ise Türk ekonomisi % 14.5 gibi Türkiye tarihinde hiç görülmemiş, dünya ekonomi tarihinde de çok ender görülmüş bir oranda küçülmüştü. İşte ilk bakışta çok yüksek ve dolayısıyla başarılı gibi görünen % 11.7’lik büyüme oranı aslında % 14.5 gibi çok yüksek oranda daralmış bir millî gelir seviyesine göre hesaplandığı için bu kadar yüksek. Yani bu yılın ilk çeyreğindeki mucizevî büyüme sonucunda Türkiye’nin millî geliri hâlâ 2008 seviyesinin % 4.5 altındadır.

Kısacası yapay tartışmalarla Türk halkı oyalanmaktadır.Türk ekonomisi rakiplerine göre geri kalmıştır.12 Elül tarihine denk getirilen referandumlar falan teröröe,işsizliğe,adaletsizliğe çare olabiliyorsa her sene referandum yapılmasını öneririm.

    Mert TOKER
Tarih : 7/22/2010
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.