Yeni Sayfa 1


   EGITIM

  

  
Bizde egitim agirlikli olarak hala devlet eliyle verilmektedir. Bu anlayis arastirma-gelistirme faaliyetlerindeki farklarda göze çarpmaktadir. Örnegin Japonya'da, 1993 yili itibariyle toplam arastirma harcamalarinin %73,4'ü özel sektör tarafindan karsilaniyordu.

Ancak ABD'nin toplam gayri safi milli hasilasi hepsinden fazla oldugu için mutlak rakam olarak bilimsel arastirma harcamalari ABD'de öbürlerinden çok fazladir. Artan nüfus içinde bilim adami ve mühendis oraninda Japonya öbür ülkeleri geride birakmaktadir. Orada 10.000 çalisan içinde 79,6 kisi bu kategoriye giriyor. ABD'de bu oran 74,3, Ingiltere’de ise 49,7.

Bu bilimsel arastirma ve gelistirme çalismalari ülkelerin ekonomik ve ticari gücüne de yansiyor. 1990 yilinda dünyada ileri teknoloji ürünü mallar piyasasinin % 23' ü ABD'nin elindeydi. Onu % 17,1 ile Japonya izliyordu. Almanya'nin payi % 15,3, Fransa'nin % 8,4.

Bu rakamlar ve olanaklarin saglanmasi Türkiye kosullari ile mümkün degil. Ancak ülkenin egitim kaynaklarini ekonomik çesitlilik ve uzmanlasma egitimine yönlendirirsek ögrenci verim konusunda gelismis ülkelerin standartlarini yakalayabiliriz. Ne üretirsek dünya için üretmeliyiz ve küresel ekonomik anlayisina uygun ögrenciler yetistirmeliyiz. Istatistikleri düzeltme ugruna sayisal olarak fazla, nitelik olarak az üniversite mezunlari ya da düz isgücü ile fazla yol alamayiz.

Almanya'da isini Dogu Almanlara kaptirmamis Türkler ve dünyadaki baris kolonilesmemize yardimci gurbetçiler göstermistir ki Türk insani ve isçisi sistem saglikli isledigi ve is egitimi aldigi sürece verimli bir isçidir ya da isverendir.

ABD'de ticaret yapmis bir kisi olarak söyleyebilirim ki ticaret, mal ve hizmet üretimi dünyada en çok kullanilan ortak dil. Bu dili insanimiza iyi ögretmemiz gerekir.

Bizim insanimiz hiçbir biçimde Batili devletlerin insanindan biri degildir ancak daha egitimlidir. Dürüst ve istikrara özel sektörün özel egitime katkisi istenilen düzeyde degildir ancak hizla artmaktadir. Ülkemizde son yillarda görülen sermaye transferleri ile zenginlestirilen kimselerin (sermayedarlar) ekonomiye ve egitime katkilari ise istenilen anda olmamistir. Bir ülke için ekonomik olarak zenginlesmek de sermaye sahibi olmak da egitim ile paraleldir.

Insanlarda üretme zevki yaratan, arastirmaci ve yaratici bir egitimcilik idealimiz olmalidir. Bu tarz egitimin zenginlestir bunlari tepeden degil, tabandan olacaktir.

Herkesi üretir, daha çok üretir duruma getireceksiniz. Üretir duruma getirmeden önce de, herkesi üretme hevesi içine sokacaksiniz, üretme becerisi içine sokacaksiniz. Bunun da yeri yillardir. Ögrencinin ilgi alanina göre uzmanlasmasi ve kayiplarin yogunlasmasi çaredir.

Bu tanima göre gelismis ülke bilim ve teknoloji üreten bir ülkedir. Nüfus artisini azaltmak, okuma yazma oranini yükselterek, dogayi korumak, düsünce özgürlügü ile temel hak ve özgürlükle saygili Gogolcu demokrasiyi tam anlamiyla yerlestirmek örgün ve yaygin egitimle olur.

Türkiye'deki üniversite ögrencilerinin % 80'i kendi gelecegini yurtdisinda görüyor. Ögrencilerin geri dönmeme nedenlerinin basinda, issizlik ve düsük ücret politikasi geliyor. Bunu sirasiyla; vergi oranlarinin yüksekligi, ekonomik istikrarsizlik ve gelecek endisesi gibi ekonomik nedenlerle, etnik köken farkliligi, siyasi istikrarsizlik gibi öbür etkenler izliyor.

Bana kalirsa eger ekonomimizin beyni degerlendirme olanagi yoksa, beyin göçü diye adlandirilan Türk insanlarinin yurtdisinda okumasi ve çalismasi gerçekte yararlidir. Küresellesmenin de bir geregidir. Artik kisinin fiziksel olarak geriye dönmesi günümüz dünyasinda bir sey anlatmiyor. Önemli olan yurtdisindaki insanlarimizi ulusal çikarlarimiz bakimindan kullanabilmektir. Türkler’ in yasadiklari ülkelerde, çalistiklari sirketlerde kilit noktalara geldiklerini ve biyokimya, teknoloji, savunma gibi dallarda uzmanlastigini düsünün. Bu uzmanlasma, Türkiye’nin kullanmasi kosuluyla yararli bir durumdur. Milyonlarca gönüllü diplomat... Disisleriyle koordineli çalisarak milyonlarca diplomat yaratabiliriz.

Bati ülkelerinde uzmanlasmis kisilerin küresel piyasalarda ve ülkemizde faydalari büyük olacaktir. Bu tarz bir yaklasim için Disisleri Bakanligi ile oldukça koordineli bir çalisma uygulamak gerekir. Museviler nasil dünya çapinda yasadiklari ülkelerde kilit noktalara ulasmaya çalisiyor ve gerçek ülkelerine hizmet edebiliyorsa, ayni mantikla Avrupa'da üç milyon, ABD'de iki yüz bin, Avustralya ve civarinda yüz elli bin Türk kullanilmayan dev bir güçtür.

Kimi insanlarimizi ise döndürmemiz gereklidir. Beyin göçüne çare sadece ekonomik atilimlar ile sinirli degil kuskusuz. Onlarin alistiklari arastirma - gelistirme faaliyetleri disinda moral motivasyon, altyapi, yapici rekabetçi bir çevre gibi degisik olanaklari da saglamak gerekir.

Bugünün dünyasinda üniversiteliler disinda düz isçilerde teknik egitim ayni önemdedir. Almanya'nin teknik okul egitimleri incelenmesi gereken basarili uygulamalardandir.

Eger egitimde yaraticiligin ve giriskenligin az oldugu sorununa tek bir cümle ile çare bulmak gerekirse, insanimizi cesaretlendirmeliyiz. Bugün Türk Gençleri rekabet etmek zorunda olduklari Bati(gelismis) ülkelerinin gençlerinin tersine yasamdan daha fazla korkmaktadir. Geçinebilecek kadar is ve as amacinda olan ve bunu yeterli gören gençlerimizin özgüveni tirpalanmistir.
    Mert TOKER
Tarih : 12.08.2006
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.