Yeni Sayfa 1


   Teoride Amerikan, Pratikte Arjantin Modeline Geçis

  

  
Ülkemizin bugün uyguladigi kredi ve cari açik finansman modeli teoride Amerikan modelini yansitmaktadir. Gerçi dolara sahip Amerikalilar tahvil ve hazine bonosu satis yöntemiyle cari açiklarini sürdürülebilir ve sorunsuz biçimde karsilayabilirken biz ek olarak ülkemizin para getiren tüm stratejik kuruluslarini da satiyoruz. Kagit üstünde Amerikan modeli olan süreç gittikçe Amerikan modelinden daha çok Arjantin modelini animsatmaya basladi.Arjantin bu süreci 7 yil sürdürebilmisti.

Amerika’daki gibi Türkiye'de ekonomiyi canlandirma adina tesvik edilen bireyler bankalardan büyük ölçekte konut kredisi kullanarak bir yeni davranis yapisi içine giriyor. Baslangicinda gerek bireyler gerek bankalar için bu son derece riskli olan bir durum. Çünkü kredi stoku toplam gelirin büyük bir parçasini olusturuyor. Merkez Bankasi'nin mayis sonrasi faizleri hizla artirma politikasi bunu bir ölçüde frenlemis olabilir. Ama yine de bireysel kredilerde müthis bir risk patlamasiyla karsi karsiya olundugu bankalar tarafindan unutulmamali.

Nitekim, kredi karti borcunu ödemeyenler 2002 yilindan bu yana 6 kat, tüketici kredisi borcunu ödemeyenler de neredeyse 4 kat artmis. Tüketici kredilerindeki batik oraninin daha düsük olmasi faizinin daha makul olmasindan kaynaklaniyor. Ancak reel faizler çok yükseldi ve kredi stoku büyükçe daha riskli müsterileri de içermeye basladi.

Düsük kur ve cari acik sorunlari ülke ekonomisini montaj ekonomisine çevirirken cari açik finansman sorunumuz sürdürülebilir olmaktan çikmistir. 2007 yilinda cari açik Halk bank, Ziraat Bankasi gibi satislarla finanse edilebilir..Ancak 2008’de ciddi para getirecek satilik malimiz kalmayacak.Politikacilarimizdan bazilarinin parsel parsel toprak satma fikirleri bulunsa da gelecek kaynagin ekonominin temel dinamiklerini düzenleyecek çapta olacagini sanmiyorum. Ülkemizdeki göreceli istikrarin en azindan seçimlere kadar sürecegi genel bir kanaat halinde sürüyor.Ancak olasi bir ekonomik çalkantida ve sicak para çikisinda kurun muazzam yükselisine ne yapilacagi sorusuna kesin bir yanit verilemiyor.

Insan akli da sunu sormadan edemiyor; 2005'te piyasadan neden 22 milyar dolar alindi da, neden bu yil bugüne kadar sadece 6,5 milyar dolar alindi?

Ilkbahardan bu yana gelismeler gösterdi ki, kur düsmeden ya da istikrara oturmadan fiyat istikrari da saglanamiyor. Bu durumda, cari açik nedeniyle finansman saglanamamasi ya da siyasal bir riskin yükselmesi kadar (net olarak) 6,5 milyar dolar alinabildi? Anlasilan, cari islemler açigi yakan topuna dönüstü. Kimse üstüne almiyor. Konu ya önemsenmiyor ya da önemsense de kimse sorumlulugu üstlenmiyor.

Tayland

Sicak paraya karsi önlem almaya çalisan Tayland' in verileri oldukça ilginç.67 milyon nüfusu olan bu ülkede kisi basina 3420 dolar düsüyor. (Satin alma gücüyle hesaplanirsa bu 10 bin dolari buluyor.) Geçen yil ekonomi yüzde 4.8 büyümüs, enflasyon da yüzde 4 civarinda kalmisti. Tayland çok az bir dis ticaret açigi verse de, cari islemler açigi vermiyor!

Buna ragmen 60 milyar dolarlik (yani milli gelirinin yüzde 25'i kadar) döviz rezervi bulunuyor. Tayland, ciddi miktarlarda sicak para çeken bir ülke. Bu olgu Tayland bahti üzerinde baski yaratiyor. Mesela geçen yil 41 bahtla bir dolar alinirken, simdi dolar 35 bahta kadar düstü.

Çogu Asya ülkesi uzun süredir ulusal paralarinin asiri degerli olmasi ve ABD ekonomisinin zayifligindan sikâyetçiydi. Bir de dolar düsüse geçince, rahatsizliklar artti. Üstelik Çin bu ülkeleri bir hayli sikistiriyor. Asya krizinin 10. yilinda böylesi bir gelisme gerçekten ilginç. Asya krizinin temelinde cari açik sorunu olmasa da, zayif bankacilik sistemi ve yüklü sicak para sorunu vardi. Kurlar ya sabitti, ya statik. Döviz rezervleri de yetersizdi. Kimi ülkenin de kamu maliyesinde disiplin sorunlari vardi. Tayland'da bu sorunlarin çogu yok. Ama Tayland uluslararasi rekabet gücünü sicak paraya kurban etmek istemiyor. Ve en makul olani, giris engelleri koyuyor.

Tayland cari açik vermiyor ve buna ragmen ihracatini korumaya çalisiyor. Bence Tayland ekonomisini düzeltmesi için bizdeki kadrolari yollamak gerekiyor.Yilbasi olmasi dolayisiyla artan ihracatin ve uzun vadeli dis borçlarin olumlu etkilerinin beni haksiz çikaracagini umarak iyi bir yil diliyorum.
    Mert TOKER
Tarih : 01.12.2007
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.