 |
|
Ekonomide Bahar Havasi
|
Havalarin erken isinmasi gibi borsa ve kurlarda da siradisi bir bahar havasi yasaniyor.
Bazi yazarlarimiz borsa-faiz-kur üçgenini maksatli olarak ekonomi diye nitelendiriyor.
Bu degerlendirmeye katilmiyorum. Ekonominin asil göstergeleri olan üretim,alim gücü,satis seviyeleri veya düsük kar marjlari gibi kalemlere baktigimizda bahar havasi görünmüyor.Ancak basinin bizi alistirdigi gibi ekonomide bahar havasi diyelim.
2006 yilini beklenenden daha iyi bir imalat sanayim üretimi ve dis ticaret açigiyla kapatacagimiz anlasiliyor. Yil ortasinda kurda yapilan düzeltmenin rekabet gücü üzerindeki olumlu etkisi hem üretim artisina hem de ithalat azalisina katkida bulunmus.
Ayrica disaridan sermaye girisinde yavaslama, siki para ve maliye politikasiyla birleserek iç talep artisini sinirlamis ve dis açigin azalmasina katkida bulunmus.Ancak yilin son ayindan baslayarak sermaye girislerinin yeniden hizlandigi ve YTL'nin hizla deger kazandigi dikkatlerden kaçmamali. Ayrica 2007 bütçesi hükümetin maliye politikasini gevsetme niyetinin bir belgesi.
Uluslar arasi para akisinin çesitli nedenleri var. Ocak ayinda küresel piyasalarda yasanan gelismeler küresel yatirimcilarin beklentilerinin ne kadar hizli degisebilecegini ortaya koydu.
Yeni yila ABD ekonomisinde büyümede görülen yavaslamanin küresel piyasalarda sert bir inise yol açip açmayacagi tartismalariyla girdik.
Ayin ortalarina dogru ABD ekonomisiyle ilgili göstergeler ekonomik büyümenin tahminlerden daha güçlü olabilecegine ve enflasyonun hizlanabilecegine isaret etti. Bu defa da ABD'de faizlerin artabilecegi beklentileri canlandi. Bu da küresel likiditede daralma ve yükselen piyasalara giden sermayenin azalacagi beklentilerine ve bu ülkelerin para ve menkul kiymetlerinin deger kaybetmesine neden oldu. Bu durumdan en fazla etkilenen ekonomilerin ise cari açigi yüksek ekonomiler oldugu dikkati çekiyordu.Ay sonuna dogru ABD de para komitesinin faizleri degistirmedigine iliskin açiklamasindaki yumusak ifadeler bu defa da faiz artisi beklentilerini azaltti. Bu da yükselen piyasalara dönük iyimserligi artirarak yeni bir alim dalgasini baslatti.
Ya isler tersine dönerse?
Pek bu olumlu hava tersine döner mi? Önümüzdeki haftalar olumlu beklentilere göre sekillenecek.Ancak bence olumlu hava Mart ayinda tersine dönebilir. ABD’nin büyüme hizi ve enflasyonla mücadelesi hala bir yumusak inis izlenimi vermiyor.Artan petrol fiyatlarina Iran krizide eklenirse bölgedeki ülkelerden sicak para çekimleri baslayabilir.
AKP hükümeti 57.hükümetin olusturdugu ekonomik yapiyi sorumsuzca ve sansina güvenerek bugüne kadar idare etti. IMF talimatlarini kayitsiz sartsiz takip etmelerine ragmen iç ve dis borçlarin toplami(özel sektör ve belediyeler dahil) 400 milyar dolar seviyesine geldi. 2006 da yasadigimiz dalgalanma küresel faizler daha da artar mi beklentisine dayanmaktaydi.O donemin sartlarinda Iran konusu isinmamisti.
Bugünün sartlarinda ise ABD de FED’in açiklamasina ragmen enflasyon baskisi sürüyor ve üstelik Iran spekulasyonlari enerji fiyatlarinin tetikleyip ekstra enflasyonist baski yaratiyor.
ABD’de faizler artmasa bile Iran olayi kizistikça sinir komsusu Türkiye’ye yatirim yapmaya hevesli olacak yatirimcilari bulmak zorlasacaktir. ABD’liler AKP’ye karsi özel bir sempati besledikleri halde( yabanci bir ülke yönetimi neden özellikle AKP yönetimini tutuyor,hala anlayamiyorum.) çikarlarini ön planda tutar. AKP genel seçimlerde yipranmasin diye paradan taviz vermek Amerikan mantiginda yoktur.
Dünyadaki rekor faizi vermemize ragmen su an için gelen para bile küresel standartlarda ‘’oluk oluk akan para’’ sinifina girmiyor.Bizim standartlarimizda oluk oluk akan para oldugu dogrudur.
2006 yil sonu bütçe rakamlari henüz yayimlanmadi. Ancak yayimlanan nakit dengesi ve borç rakamlari 2006 bütçesinin oldukça küçük bir açikla tamamlanacagini ortaya koyuyor. Merkezi yönetim borç rakamlarinin gayri safi yurtiçi hasilaya (GSYH) orani 2006'da da düsüyor. Ancak son dört yildir piyasaya olan iç borç stokunun nominal deger olarak neredeyse üçe katlanmasi Türkiye'nin yanlis yapmasi halinde borcu çevirme zorluklarinin eskisine oranla çok daha hizli artacagini gösteriyor.
Bizdeki iyi haberler 2007 senesinin sonunda car açigin 31 milyar dolara ve enflasyonun yüzde 7’ye gerilemesi olabilir.Ancak cari açik ve enflasyon bu seviyeye gerilese bile hala yüksek cari açik ve borç seviyemizle dalgalara oldukça açigiz.AKP hükümetine alisik olduklari günü kurtarma mantigiyla ekonomi yönetiminde gevsememelerini ve gelecek hükümete enkaz birakmamalarini öneriyorum. Mert TOKER |
Tarih
: 05.02.2007 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|