Yeni Sayfa 1


   Muhalif haberlere ne oldu?

  

  
Dogan Grubunun sirketi Petrol Ofisi'ne rekor ceza kesildiginden beri büyük gazetelerin mansetlerini aile içi dramlar ve toplum sorunlari olusturmaya basladi.Ilginç bir tesadüfün yasandigi muhakkak.Demokrasilerde tüm görüslerin alinmasi ve yayimlanmasi gerekirken, tam tersine Hürriyet gibi basinda öncü ve önde gelen bir gazete yönetiminin, Hürriyet yazari 30 yillik gazeteci Emin Çölasan’i ‘’iktidar aleyhinde agir yazi yazmamasi’’ konusunda uyardigini rakip gazeteden okuyanlardanim. Bu haberin dogru olmadigina inanmak istiyorum.

Ülkemiz tarihi bir dönemece girerken ve hür basina en çok ihtiyaç duyulan günlerde haber alma kalitesi oldukça azaldi.Türkiye’de ,sadece AKP döneminde degil,daha önceki yillarda da basina yönelik tehditler,yildirmalar, siyasilerin kendi basin patronlarini yaratma tesebbüsleri yasanmisti.Ancak gelismekte olan demokratik bir ülkede dogal sayilabilecek bu sürecin yasanmasi ve zamanla iyilesmesi beklenirken zamanla kötülesmesi ülkeye fayda getirmiyor.

Agir borç yükünün altinda ezilen basin gruplarina ve yöneticilerine anlayisla yaklasmakla beraber hür basin anlayisinin ve haber alma özgürlügünün gittikçe kaybolmakta oldugunu görmekteyim.Dizi,magazin haberleri veya alan dolduran zorlama pembe haberlerle renkli gazetelere olan güvende azaliyor.Belki de bu gibi nedenlerden ötürü Türk halkinin güvendigi kurumlarin basinda ordu gelirken siyasi partiler ve basin kurumlari alt seviyelerde bulunuyor.

Türkiye Dünya Bankasi raporlarina göre yolsuzluk seviyelerindeki konumunu üst siralarda korurken basinda yolsuzluklarla ilgili haberlerin oldukça az olmasi bir çeliski olusturuyor.Ekonomi bölümüne bakildiginda IMF’nin ‘’aferin Türkiye’ye’’ yorumlarina sik sik rastlaniyor ancak karsi bir görüse rastlamak bu derece kolay olmuyor.Türk halkinin severek okudugu spor haberlerinde veya yorumlarda bile hala Futbol Federasyonu ile siyasiler arasindaki mücadelenin ne oldugu tam izah edilemedi.Duruma yabanci bir kurulus olan futbolun en üst kurumu FIFA el koymak zorunda kaldi.Kendi elimizle yabancilara bu alanda bile koz verdik.

Kisacasi ülkemizde kurumlarin birbirini denetleme süreci veya baska bir deyisle yasama,yürütme ve yarginin hür basini koruma sürecinin bir zayiflama egiliminde oldugu gözüküyor.Görsel ve yazili basin dünyasi is yasaminda devletle içice oldugu müddetçe bagimsizligini nasil kazanacaktir? AKP iktidari sonsuza kadar sürmeyecek. Ancak bir iktidar bittiginde digeri baslar.Göbeginden devlete baglananlar o gün geldiginde ne yapacaklar? Eger Emin Çölasan’in uyarildigi haberi dogruysa, uyariyi yapan gücün bir gün Tüsiad baskani fazla çatlak ses çikarmasin demeyecegini kim biliyor?

Kuskusuz basin patronlari da bu duruma isteyerek düsmediler.5 milyon tiraji zor yakalayan Türkiye’de sadece çok bakis açili kaliteli haber vererek yayin hayatini sürdürmeye çalisanlarin ugradigi zararlar unutulmadi.

Görsel ve yazili basin dünyasini hürriyetçi,ilkeli,yasama-yürütme ve yargiyi uyum içinde çalistiracak milliyetçi bir iktidar gelene kadar disini sikmaya ve mümkün oldugunca çok yönlü haber vermeye davet ediyorum.
    Mert TOKER
Tarih : 12.02.2007
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.