 |
|
Acil seçim en çok kimin isine yariyor?
|
Bu hafta içinde ülkemizde yasananlarin analizini yapmaya pek gerek duymuyorum. Yasanmamasi gereken bir durum oldu ve yasandi. AKP hükümeti-TSK arasindaki bu durum göz göre göre , çesitli çevrelerin ve sorumsuz siyasetçilerin yanlis politikalariyla yaratildi. TSK görevini yapmasina ragmen ülkemizin demokrasisi çok ciddi yara aldi. Bu durumda görevini yapani degil,cumhuriyetin koruyucusunu görevini yapmaya zorlayanlari elestirmek gerekiyor.Sonuçta TSK da yetkisini anayasadan almaktadir.
Bu durumdan kaçinilabilir miydi demek için çok geç.Siyasette dün yok, bugün ve yarin var.Geldigimiz noktada bir kriz olusmustur.Uyari yazili olmadigi için muhtiraya girmemektedir.
Ancak okta yaydan çikmistir.Hükümetin cesur açiklamasina ragmen TSK’nin geri adim atmayacagi bellidir. Bu saatten sonra iki taraftan hangisi geri adim atarsa sayginligini telafisi zor biçimde olmak üzere zedeler. Çagdas bir ülkede hükümet-ordunun es zamanli hareket etmesi gerekirken gelismekte olan ülke statüsünden kurtulamayan laik,demokratik ülkemize sahip çikma geregi yine ordumuza düstü. Bu durumdan kaçinmak tecrübeli siyasetçiler için kolayca mümkündü, kaçinilmadi.
Kriz ortami bilerek mi yaratildi?
AKP yönetimi ,. Cumhurbaskani adayi Sn. Gül’ün de tepkilere ugrayacagini mutlaka hesaplamistir.Belki Disisleri Bakanligi’ndan dolayi ve belki de kurumlar arasinda saygi uyandiran statüsü geregi tepkilerin çok yumusak olacagi hesaplanmis olabilir.
Sn. Erdogan, tepkiyi kendi çekerken zamaninda Basbakanligi’da emaneten verdigi Sn. Gül’ü aday gösterdi.Demokrasiyle alakasi olmayan biçimde yasal sürenin son günü aday gösterildi.
Fransa’da veya herhangi bir gelismis demokraside aylar öncesinden adaylar belliyken Türkiye’de sanki padisah sadrazam atar gibi Cumhurbaskani adayi son gün belli oldu. Olay geçen haftaki yazimda tahmin ettigim gibi gelisti.Siyasi olarak güzel bir manevraydi.
Satranci seven biri olarak hamleyi ilgiyle takip ettim. Ancak tüm sicak veya soguk savaslar bir tarafin yanlis hesap yapmasindan çikar.
Kriz ortami bilerek yaratilmis olabilir mi? Bence AKP 367’yi bulacagini ve Sn.Gül'ü de Cumhurbaskani yapabilecegini hesapladi.Amaci orduyu karsina alip genel secimler öncesi sözde magdur durum yaratip,Türk halkinin magdura olan egilimini kullanip basari kazanmakta degildi.
Ancak ilk turun Anayasa Mahkemesi’ne gitmesiyle hesaplar degisti.Anayasa mahkemesinden dondugu takdirde aday gösterme süreside bittigi için halka gitmek zaten sart olur..Dolayisiyla genel seçimler yari baskanlik sistemini animsatircasina bir cumhurbaskanligi referandumuna da döner.Baskanlik sisteminin denemesini andiran süreçte, dünyada ekonomik sartlar degismek üzereyken ve global likiditenin daralma sinyalleri gelirken, AKP genel seçime gidecekse kendine göre en uygun sartlarda gider.ABD-AB gibi bloklarin nedense pek sevdigi AKP halkin gözünü boyamayi sürdürmeyi umut edecektir.Kuskusuz ABD’de AKP seçime gidiyor ,faiz artirimini erteleyeyim demeyecektir. AKP’nin, küresel likiditede uzatmalari oynanan oyunun sonuna gelindigini bilmesi ve firsatini iyi kullanmasi gerekmektedir.
Geçen seçimden alisik olduklari magdur pozunun yaninda birde henüz bozulmamis suni saadet zinciriyle süsledikleri sözde istikrarli ekonomi ve büyüme oranlari gibi parlak basarilarla(?) halkin karsina çikmak isteyebilirler.Önümüzdeki hafta kurda ‘’bakin AKP istikrari olmazsa kurda yükseliyor’’ söylemini yasayacagimiza inaniyorum.
Ancak kuru tekrar toparlayarak secimi belki de yaza koyabilirler. Kendi seçmenlerini sandiga çekerken , aradiklari muhalefet partisini bulamamaktan yakinan kararsizlari da sandiktan uzak tutabilirler.Belediye destekli organizasyonlarinda alacaklari oylari nasil topladiklari da bellidir. Bu sartlarda AKP acil seçime gidebilir.Zaten bu saatten sonra Anayasa Mahkemesi’nin karari ne olursa olsun genel seçim ufukta gözükmüstür.Soru acil mi erken mi sorusudur.
Bence olmasi gereken acil seçimdir..Kisisel görüsüme göre ilk turda 367 milletvekilinin salonda bulunma zorunlulugu olmamasina ragmen olaylar degisik gelismistir. Ülkenin daha da gerilmemesi için kararin anayasa mahkemesinden dönmesini umut ediyorum.
Sn. Cumhurbaskani Ahmet Necdet Sezer’in görev suresinin biraz daha uzatilip ülkenin seçime gitmesi ve Cumhurbaskani’nin yeni parlamento tarafindan seçilmesi daha hayirli olur..TSK taraf oldugunu ifade ettigi için secim sonuçlarinin halkimizin gönlünde bir çeliskiye yol açmamasini diliyorum. Milliyetçi bir durusun ve hareketin sart olduguna inanan biri olarak yeni parlamentodaki yapinin bugüne benzeyecegini hiç sanmiyorum. Olurda eski parlemento yapisi tekrar ortaya çikarsa yüce Allah hepimize kolaylik versin. Mert TOKER |
Tarih
: 30.04.2007 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|