Yeni Sayfa 1


   Küresel ekonomi Türkiye’deki ekonomik bozulmayi nasil gizliyor?

  

  
Bu soruya cevap ararken dikkate alinmasi gereken çok önemli bazi temel noktalar var:

Son 20 yil içinde küresel ekonomi büyük bir dönüsüm geçirdi, sermayenin ve üretimin küresel boyutta yeniden dagilimi, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin önemli rol oynadigi yeni bir büyüme süreci baslatti.

Bu sürecin yarattigi firsatlardan yararlanan ülkeler daha hizli büyüdü, sürece uyum saglamakta zorlananlar sikintiya girdi.

Bu süreçte ortaya çikan likidite bollugu, öncelikle küresel oyunu benimseyen ülkelere akti ve onlarin büyüme sürecine katkida bulundu.

Küresel isgücü havuzu son 20 yilda 4 kat büyüdü ve issizlik sorununu ulusal politikalarla çözmek son derecede güçlesti.

Yeni büyüme süreci küresel boyutta katma degerin sermayeye giden payini artirdi, emege giden payini düsürdü.

Küresel sirketler yeni teknolojilerin en önemli tasiyicisi oldu ve Çin gibi ülkeler bunu çok iyi kullanarak teknoloji birikimini güçlendirdi.

Petrol ve temel madde üreticisi ülkeler paraya boguldu.

ABD ve Avrupa sirketlerinin elde ettikleri yüksek getiriler ve ABD’nin 2001 yilinda yüklü para basmasi çok ciddi bir küresel likidite yaratarak büyümeye de katkida bulundu. Bu sartlarda Türkiye’de payini az da olsa aldi.

AKP döneminde küresel sartlar fevkalade oldugu halde rakiplerine oranla çok az gelisen bir Türkiye gördük.

Ancak küresel ekonomide bardagin dolu tarafini görme psikolojisi giderek abartili olmaya basladi. Geçen ay boyunca küresel piyasalar rekordan rekora kostu. Ne Rusya'da Putin'in konusmalari, ne de Chavez'in Latin Amerika'da giderek radikallesen küresellesme karsiti politikalari dikkat çekti. Cuma günü ABD ekonomisinde tarim disinda yaratilan istihdamin nisan ayinda 88.000 oldugu açiklandi.

Bu son üç yildaki en düsük istihdam artisi. Beklenti 100.000'di. Piyasa oyunculari bunun bir sert inisin baslangici olup olmadigini tartismadilar bile. ABD'de hem enflasyonun, hem de büyümedeki yavaslamayla politika faizlerinin tahmin edilenden daha erken düsürebilecegi beklentisi ile costular.

Artik kimsenin ne ekonomik, ne de politik sorun görmeye cesaret edemedigi bir döneme giriyor gibiyiz. Araba çok hizlandi. Hafif bir frene dokunus dahi ciddi bir devrilme riski yaratabilir.

Biz ise çok kötü yönetilen bir cumhurbaskanligi seçimi süreci sonrasinda ciddi bir siyasi krize girdik. Ancak bunun piyasalara önemli bir yansimasi olmadi. Sonuçta bizde de piyasalar ay basinda rekorlara kosarken, ay sonunda nefesi kesildi ama yere düsmedi.Türkiye son dönemlerin en ciddi siyasi krizlerinden birini yasiyor. Enflasyon beklentileri de hedefin de çok üstünde geliyor. Mali dengeler bozuluyor. Dis denge beklendigi gibi düzelmiyor.

Buna ragmen piyasalara baktigimizda borsada, faizde, kurda çok sinirli hareketler görülüyor. Bunun iki nedeni var. Küresel piyasalarda risk istahi tavanda. Benzer ekonomiler arasinda en yüksek faiz Türkiye'de. Ikisi birlestiginde, gerek siyasette gerek ekonomi politikalarinda yapilacak yanlislar için, piyasalari bozmayacak genis bir manevra alani ortaya çikiyor.

Ancak diger taraftan kirilganliklar artiyor, benzerlerimizle yarista en geride kaliyoruz. Küresel cosku azaldiginda bunun bedeli çok agir olacak. Bugün algilamakta zorluk çektigimiz kötü yönetimin bedeli umarim seçimden sonra gelecek yeni iktidara fatura edilmez.

Büyüme, üretim ve istihdam

Geçen ay 2006 yilinin büyüme rakamlari belli oldu. Gayri safi yurtiçi hasiladaki (GSYH) yüzde 6,1 lik artis beklentilerin üstündeydi. Bunda yine ilk dokuz ayda yapilan revizyonlarin önemli bir etkisi oldu.

Buna ragmen ekonomide geçen yilin ikinci üç aylik döneminden itibaren bir yavaslama dikkat çekiyor. Ikinci çeyrekten itibaren azalan küresel risk istahina bagli yurtdisindan sermaye girislerinde gözlenen yavaslama ve artan faizlerin etkisiyle iç talep katkisi düsmüs. Dis talebin katkisi ise TL'nin reel degerindeki gerilemeye bagli olarak artmis.

Ocak ayinda bir önceki yila göre yüzde 15.1 artan imalat sanayii üretimi subat ayinda da yüzde 7.4 artti. Bunda bir önceki yilin üretim seviyelerinin çok düsük olmasi da etkili oldu. Nitekim mart ayi imalat sanayiinde egilim anketinden üretimin yüzde 4.9 oraninda gerileyebilecegi ortaya çikiyor. Nisan ayinda ise yüzde 4.5 artis bekleniyor.

Ocak ayinda issizlik oranlarinda geçen yila göre önemli bir iyilesme var. Ancak geçen yil birçok yazar tarafindan uzun dönemli bir modernlesme egilimi olarak görülen tarimdaki istihdam düsüsünün hizla tersine dönmesi ve son bir yilda yaratilan istihdamin üçte birinin tarimdan gelmesi kolay izah edilebilir degil.

Mart ayinda Telekom satis bedelinin pesin ödenmesi sonucunda bütçe rakamlarinda önceki iki aya göre önemli bir iyilesme görüldü. Ancak bu istisnai gelir hariç tutuldugunda program tanimli bütçede gelir artisi yüzde 10 gibi oldukça düsük seviyede kalirken faiz hariç harcama artislari yüzde 19'a yaklasiyor. Bunun sonucunda da faiz disi fazla geçen yilin ilk üç ayinin 1.4 milyar YTL altina düsüyor. Ilk üç aydaki performans 2007 yilinda mali disiplinde önemli bir bozulma riskine isaret ediyor.

Nisan ayinda yüzde 1.2 seviyesinde gelen TÜFE bazinda aylik enflasyon rakami piyasalarin beklentisinin çok üstündeydi. Beklenen yüzde 1'in altinda bir rakamdi. Geçen yilin ayni ayinda gerçeklesen yüzde 1.34'lük artis yilin en yüksek iki artisindan biriydi. Nisan ayinda enflasyonun beklendigi gibi gelmesiyle 12 aylik enflasyonda hizli bir düsüs bekleniyordu. Bu gerçeklesmedi. Kur sepetindeki artis hizinin düsmesine ragmen H endeksindeki 12 aylik artislar nisanda neredeyse geçen yilin iki katina ulasti. Sonuçta piyasa oyunculari bu yilin sonunda beklenen enflasyon rakamlarini radikal bir sekilde yukari dogru revize ettiler.
    Mert TOKER
Tarih : 07.05.2007
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.