 |
|
DALGA DALGA EKONOMI
|
1999’dan beri Türk ekonomisine yön veren IMF merkezli iç ve dis güçler koalisyonunun ekonomiyle ilgili en temel tespitlerinin yanlis oldugu, bu tespitlere ve “ebedî istikrar” söylemine dayanarak Türkiye’de yatirimcilik ve isletmecilik yapmanin felâketle sonuçlanabilecegi gayet açik bir biçimde anlasildi.
Buna karsilik hâlâ anlasilamayan çok önemli seyler de var. Siyasetin veya is dünyasinin tepe noktalarinda duran birçok kisi hâlâ Mayis-Haziran çalkantisinin neden zuhur ettigi konusunda tam bir karanlik içinde. Kimisi Amerika’nin Türkiye’ye siyasî amaçli santaj yaptigina, kimisi ABD’nin AKP hükümetinin ipini çekmeye çalistigina, hayal gücü daha makûl seviyelerde seyredenler de finans sermayesinin yoktan yere çalkanti çikartip, kurlar ve faizlerle oynayarak büyük vurgunlar vurduguna inaniyor. Bunlarin hiç bir maddî temele dayanmayan hayalî senaryolar oldugunu söylemeye gerek yok. Dogrusu ülke adina endise verici bir durum. Bilgisayar, internet ve uydu yayinlari çaginda Türkiye’nin kaderinde söz sahibi olan bu kisilerin söz konusu çalkantinin Türkiye’ye münhasir olmayip, basta Uzakdogu ve Latin Amerika piyasalari olmak üzere dünya çapinda meydana geldiginden haberdar olmamalari da, gerçegi önce verilere dayali sebep-sonuç iliskilerinde aramak yerine derhal komplo teorilerine sarilmalari da gerçekten sasilacak sey.
Bu islerin tam göbeginde olan Türk finans camiasi ise son çalkantinin uluslararasi niteliginin tabiî ki farkinda, ama orada da Türkiye’nin karsi karsiya oldugu risklerin tam olarak algilandigini sanmiyorum. Oradaki hâkim görüs, Fed’in iki yildir süregelen faiz arttirma harekâti sona erince gelisen piyasalardaki sikintilarin da bitecegi, her seyin tekrar güllük gülistanlik olacagi seklinde. Böyle düsünenlere Fed’in bir önceki faiz yükseltme harekâti sirasinda ABD’nin cari açiginin ne düzeyde olduguna bir göz atmalarini, bir de son haftalarda piyasalarda Fed faizinin artik yükselmeyecegi görüsü agirlik kazandiginda dolar paritelerine ne oldugunu izlemelerini öneririm.
Fed’in, çok isinan dünya ekonomisinde yükselen güçler Çin ve Hindistan’i da dikkate aldigi, küresel ekonomik dengelerin ABD’ye etkilerini gözlemledigi ve ABD’nin agirligini koruyacak para politikalari ortaya koyacagi hesaplanmalidir. Bu denklemde dalgalarda Türkiye’nin bol su yutma riski var çünkü rekor cari açikla güvenli bir limanda bulunmuyor.
Sicak para politikasinin ülkede uzun vade de kalacak sekilde tasarimi sart.
Dünya ekonomisi belki de son elli yilin en çalkantili döneminin esiginde. Türk ekonomisi de alti yildir uygulanan IMF politikalari sonucunda dünya finans piyasalariyla bütünlesme açisindan zirve noktasinda. Buna karsilik farkli kesimlerde farkli nitelikte olsa da, karsi karsiya oldugumuz ekonomik riskler konusunda Türkiye çapinda genel bir yanlis veya eksik algilama söz konusu. Bu zor dönemde ayakta kalabilmek için ilk sart bu yanlis algilama duvarinin arkasini görebilmek; bunun yolu da bagimsiz ekonomik arastirmaya ulasmaktan geçiyor. Mert TOKER |
Tarih
: 14.09.2006 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|