Yeni Sayfa 1


   Iran atesinin sicakligi kendini hissettiriyor

  

  
ABD yerinde olsaniz ne yaparsiniz? Kuzey Irak'ta sikistiginiz için Iran'a yönelik bir tasariniz olsa bile gerçeklestirmeniz çok güç.Kuzey Irak'ta zaten Iran destekli ayaklanmacilarlada ugrasiyorsunuz.Çin ve Rusya, Iran'a yönelik bir hava harekatinin karsisinda bir durus sergiliyorlar.Iran Humeyni devriminden beri ABD karsiti olarak beyni yikanmis bir kitleye sahip.ABD'nin destegiyle iktidar olanlar bumerang misali tarihte kaçinci kez ABD karsiti konuma düstüler.Dag ,tasta gerilla savasina bile hazirlikli olarak silah dolu.

Bu sartlarda hava harekati bile yetersiz kalir.Bence ABD'nin yerinde olan bir ülke kendine cografyada müttefikler arar.Süper güç, Iran'a karsi bir masa kullanmak isteyebilir.Bu atesin kendisini yakmasini istemeyecektir.Israil'in gücü masalik görevi için yeterli olur mu olmaz mi? Tartisilir.

Geçtigimiz günlerde de Ahmedinajad yine ilginç bir açiklama yapti. ''ABD'lilere üslerini kullandiranlara füzelerle cevap veririz'' dedi.Cografyaya baktimizda bu tehdidin yönlendigi ülkeler arasinda Türkiye'de var.Siyasi islam tartismalarinin alevlendigi, bu kis Türkiye'ye seriat geliyor tarzi açiklamalarinin oldugu bir dönemde Iran Türkiye'nin siyasi rakibi konumuna mi sokulmaya çalisiliyor? AKP belli bir senaryonun oyuncusu mu? Öyle oldugunu sanmiyorum.Ancak Türkiye gittikçe yanlis zamanda yanlis konumda olmaya sürükleniyor.Israil uçaklarinin sinirlarimizda hava egemenligini hiçe sayarak komsu Suriye'ye yönelik tacizlerine yumusak sesle itiraz ederek bazi konularda AKP hükümetinin dirençli olmadigi gibi bir izlenim dogdu.

Ingiltere'nin saygin gazetelerinden The Guardian, 'Siyasal Islamin itici gücü terör degil, demokrasidir' diye yazdi.11 Eylül'ün altinci yilinda ABD'nin isgal ettigi bölgelerde, 'statüko kirilirken, en ilimli fikirler radikallesiyor'. Böylece neo-conlarin Afganistan ve Irak isgallerinin ardindan Ortadogu'ya demokrasi getirme tezi çöküyor.

Bati dünyasi, Bush yönetiminin 'terörle savas' adi altinda uyguladigi stratejinin 'petrole egemen olma' disinda sonuç dogurmadigini nihayet itiraf etmeye basladi. Eski ABD Merkez Bankasi Baskani Alan Greenspan, 'Çalkantilar Çagi' (The Age of Turbulence) adli kitabinda, Irak isgalinin ardindaki gerekçeyi 'petrol' olarak açikladi. 'Kitle imha silahlari' tarihe geçen büyük bir yalandi.Bence asil amaçta Irak'in petrolünü sömürmek degil,Irak petrollerinin dünya piyasalarina çikisini kontrol ederek(daha dogrusu çikmamasini saglayarak) petrolle ABD cari açik finansmanina yardimci olmakti.Bugün vadeli islemler piyasasinda petrolün varil fiyatina 100 dolar fiyat biçenlere çok sasirmiyorum.

ABD simdi ayni oyunu Iran'in 'nükleer programini imha etmek' üzere sahneye koyuyor. Iran kusatmasinda yeni aktör, Tony Blair'in yerini alan Fransa Cumhurbaskani Nikolas Sarkozy. Savas tamtamlari çalinmaya baslandi.

Bush, Irak'taki durumdan yakinirken, Güney Afrika'da irkçiliga son veren efsane lider Nelson Mandela'yi örnek göstermis ve 'Irak'ta ulusal uzlasiyi saglayacak Mandela'lar kalmadigini, çünkü bunlari devrik lider Saddam Hüseyin'in öldürdügünü' söylemis.

Humeyni devriminden sonra 1990'daki Kuveyt isgaline kadar Saddam rejimini destekleyen, silahlandiran ABD yönetimleri degil miydi?

Petrol denizinin üzerindeki Irak bugün sefalet içinde.Bugün Irak halkina sorulsa, 'Amerikan askerlerinin ülkeyi terk etmesinden baska bir sey istemezler!' ABD'nin Afganistan ve Irak politikalari radikal Islami güçlendiren 'bumerang'a dönüstü. 1980'lerde Rusya'nin Afganistan'i isgaline karsi desteklenen 'mücahitler' Taliban'i yaratti. Birinci Körfez Savasi ise Usame bin Ladin'i dogurdu.

The Guardian gazetesi, 11 Eylül baglaminda 'demokrasinin Islamcilarin panzehiri' olmadigini yaziyor:"Buradaki ironi su: Yeni muhafazakârlarin öngördügü gibi liberal partileri desteklemek yerine Müslümanlar, ABD müdahalelerine karsi çikan partilerin pesinden gitmeyi tercih ettiler.Dinci partiler, aslinda dinle ilgili olmayan nedenlerle isbasina geldiler. Dini partiler yoksullarin gözünde, öyle ya da böyle, adaleti, dürüstlügü ve kaynaklarin hakça dagitimini temsil ediyor.ABD'nin Ortadogu'daki sakar ve zalim politikalari devrim niteligindeki degisikliklere neden oluyor. Bölgede, 1950'li yillardan bu yana hâkim olan statüko kirilirken, en ilimli fikirler bile radikallesiyor."

Bu anlamda Iran'a saldiri felaket olmaz mi? Özellikle masalar için daha da büyük felaket olmaz mi?
    Mert TOKER
Tarih : 24.09.2007
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.