 |
|
Bir ekonomi mucizesi: Türkiye
|
Gelismekte olan piyasalarin devam eden cazibesiyle Türkiye bir firtinayi daha atlatti.Amerika Birlesik Devletleri'ndeki bankalar kredilerde sikisma nedeniyle deger kaybederken Türkiye dimdik ayakta duruyor.Tebrikler...Ancak Amerikalilarin deyimiyle too good to be true bir dönemi mi yasiyoruz? Ya da Türkiye ABD'den daha mi kuvvetli? Çesitli açiklamalar veya cevaplar bulunabilir.
Örnek: Mortgage krizi ABD'ye has, gelismekte olan ülke pozisyonlarini bozmalarina gerek yok.(Kredi sikisikligi artarsa bankalarin ilk etapta çok kar ettigi ancak riski yüksek yerdeki pozisyonlari bozup likidite aktarmasi gerekebilir.)
Örnek 2: Türkiye'nin büyümesi çok iyi,hizla gelisiyor.(Büyümenin borca dayali olmasi sorun degil,borcun karliliga dönüsmeden borcu ve büyümeyi artirmasi sorun.Ne Çin ne Rusya, ne Romanya ayni durumda.Macaristan ve Güney Afrika ile benzer bir çizgideyiz.)
Örnek 3: Dolarin deger kaybi Türk Lirasini daha da degerlendiriyor.( Katiliyorum ancak gerekenden fazla para akmasinin maliyetinin iyi hesaplandigini sanmiyorum.Su anki dolar seviyesinin Tüsiad dahil her kesimide tedirgin ettigini düsünüyorum.)
Dolara ne oldu?
Fed'in döviz endeksine göre dolar tarihi seviyelere geriledi. Endeks en son1971'de ABD Baskani Nixon dolari devalüe ettigini açikladiktan sonra bu kadar düsmüstü..
Son aylarda uluslararasi para birimleri karsisinda sürekli deger kaybeden dolar, önceki gün ABD Merkez Bankasi'nin (Fed) ticaret agirligini dikkate aldigi döviz endeksine göre 1971 yilindan beri en düsük seviyelere geriledi. Fed endeksinde dolar Avustralya, Kanada, Isveç, Isviçre, Japonya, Ingiltere para birimleri ve Euro ile ayni sepette yer aliyor. Dolar geçen cuma endekse göre 76.3 dolar seviyesine geriledi. Dolar, daha önce de 1969-1974 yillari arasinda baskanlik koltugunda oturan ABD'nin 37'nci baskani Richard Nixon döneminde dolarin develüasyonu sonrasinda bu seviyelere inmisti. 1971 yilinda ABD ekonomisinin Vietnam Savasi, petrol fiyatlarinin tirmanmasi ve enflasyon krizi ile durgunluga girmesi bügün ABD'de yasanan ekonomik tablo ile benzerlikler tasiyor.
Dolar, önceki gün Euro karsisinda tarihi seviyelere geriledi. Euro dolar paritesi 1.4752'ye kadar yükseldi. Petrol fiyatlari 100 dolar sinirinda ve Fed Baskani Bernanke geçtigimiz günlerde ABD ekonomisinin mortgage dalgalanmasina bagli olarak belirgin bir sekilde yavaslayacagini ve yüksek petrol fiyatlarinin enflasyon üzerinde olumsuz ve yukari yönlü bir baski olusturdugunu söyledi. Nixon döneminde Vietnam Savasi, enerji, enflasyon ve istihdam krizi ile çalkalanan ABD'nin gündeminde simdi ise Irak Savasi, mortgage krizi ve yine yüksek petrol fiyatlari bulunuyor. O dönemde ABD'nin ilk kez dis ticaret açigi vermesi ve altin karsiligi dolar alan ülkelerin dolarin deger kaybetmesi karsisinda paniklemesi ile Nixon 1971 yilinda ABD dolarini devalüe ettiklerini bildirdi. ABD para biriminin ve ABD is dünyasinin nefes almasi için dolar ve altin arasindaki bag kaldirildi.
ABD ekonomisinde resesyon korkusuyla dolar geçen cuma günü tarihi seviyelere geriledi. Euro dolar paritesi 1.4752 sente kadar yükseldi. Dolar-Yen paritesi ise Mayis 2006 tarihinden bu yana ilk kez 110 Yen seviyelerine geriledi.
Altin fiyatlari on günlük yükselisin ardindan gerileyen petrol fiyatlari, dolarin Euro karsisinda deger kaybi ile düstü. Altin fiyatlari ons basina 834.20 dolara indi. ABD ham petrol fiyatlari ise Kuzey Denizi'nde üretimi tekrar baslamasi ile yaklisik bir dolar düserek, 94.54 dolara geriledi. Krizin etkisini derinlestirdigi ve ABD ekonomisini etkiledigi endiseleriyle geçen hafta Dow Jones Endeksi yüzde 4.1, S&P yüzde 3.7 ve Nasdaq ise yüzde 6.7 deger kaybetti.
Türkiye nasil etkilenmiyor?
Türkiye dünyadaki rekor faizi veriyor.Montaj ekonomisi haline dönüsmüs durumda.
Üretim ve istihdam yaratma amaçlari mazide kaldi.Kur düzeltme hatta devalüasyon olsa bile artik ihracat artacagina azalir çünkü ekonomi ve ihracat ithalata bagimli bir sekil aldi.Oyunu sürdürmekten baska seçenekte pek kalmadi.
ABD üretim ve istihdam için enflasyondan taviz verip faiz indirimine giderken Türk hükümetinin hedeflemesini yaptigi Merkez Bankasi'nin tek düsündügü enflasyon hedeflemesi adi altinda piyasalarin düzenini korumaktan ibaret.Basta yabancilar olmak üzere bir kesim zümreye çalisan bir toplum olduk.Hükümete yakin çevreler bile ekonominin felakete gittigini görüyorlar.Sicak para 108 milyar dolar,toplam iç ve dis borç 400 milyar dolarin üzerinde seyrediyor.Kar yapsak bu ekonomi programi basarili kabul edilebilirdi,cari açik büyüyor ve Türk sirketlerinin karliligi her geçen gün azaliyor.Karliligi artirabilsek bu ekonomi politikasiyla bile kapandan çikabiliriz,olmuyor.
2000 yilindan itibaren uygulanan IMF programlari Türkiye’de issizligi üç katina çikardi, ücretlilerin alim gücünü yariya, köylününkini üçte birine düsürdü. Bir avuç spekülatör ve ithalatçi disinda bütün Türkiye II. Dünya Savasi yillarindan bu yana görülmemis ölçüde yoksullasti. Buna karsilik, 2002’den itibaren ortaya çikan ABD kaynakli küresel para-kredi patlamasi sayesinde Türk halki daha önce Türkiye tarihinde görülmemis ölçekte borçlandi, eksilen kazancin yerini borç para aldi. Son dört yilda sehirlerde veya köylerde ortadirek veya üstünde olup da ihtiyaç, tasit, konut kredisi almayan birini bulmak için mumla aramaniz lâzim. Su anda bütün Türkiye’de mülk sahibi köylünün ya tarlasi, ya da traktörü ipotekli. Türkiye artik bir borçlular ülkesi.
Bunun seçim sonucuyla baglantisi açik: Girtlagina kadar borçlu vatandas artik döviz kurlari veya faizler yükseldigi zaman bankaya olan borcunun kendisini yutacak bir girdaba dönüsecegini çok iyi biliyor. Eskiden vatandas döviz firlayinca benzin, mazot zammindan korkardi; simdi döviz krizi vatandas için ölüm kalim meselesi oldu. Subat 2001’deki gibi bir kriz patlarsa evini, arabasini, tarlasini kaybedecegini, bütün hayatinin alt üst olacagini biliyor. Insanin ilk kaygisi hayatta kalmak, malini, mülkünü, isini, düzenini muhafaza etmektir. Örnegin seçim sonucunu bu kaygi belirlemistir.
Ayni kaygilari yabanci yatirimcida,Tüsiad' da duymaktadir.Biçak kemige dayanmadigi ya da dünyada çok ciddi bir kriz olmadigi müddetçe Japon ev kadini yen borçlanip parasini Türkiye'ye plase eder,yabanci pozisyonunu bozmaz ve saksakçi basinla saadet zinciri sürer.
Ayni sekilde seçim zamani kriz korkusu neden AKP’nin degirmenine su tasimistir? Birincisi, halk ekonomik sorunlarin sebepleri hakkinda cahil birakilmistir. Amerika’nin güdümündeki medya bu konuda daimî bir dezenformasyon merkezidir. Türkiye’de hâlâ millî çevrelerde bile 21 Subat 2001 krizinin Cumhurbaskani Sezer’le Ecevit arasindaki tartismadan kaynaklandigi iddia edilebilmektedir. Medya, hükümet ve ABD güdümündeki bütün güç odaklari devamli son dönemdeki döviz bollugunun tek parti iktidarinin ürünü oldugu yolunda yalan propaganda yapmislardir. Vatandas bunun % 10 ihtimalle dogru olduguna inansa bile oy kullanirken bunu gözardi etmesi çok zordur, çünkü artik hayati ipotek altindadir. Nitekim seçimden önce bankalardaki döviz hesaplarinin 6 milyar dolar artmasi epeyce bir vatandasin “Seçimden sonra koalisyon olursa kriz çikar” masalina kandiginin açik delilidir.Olan olmustur.Bugün önümüzde Suudi Krali'ni otelinde ziyarete giden bir Sn.Cumhurbaskani (Devletin basi) profili vardir.
En önemlisi Türkiye için uzun zamandir planlanmis bir siyasi bir proje var ve sürdürülüyor.Sn.Cumhurbaskani'miz Suudi Arabistan Krali'ni protokele aykiri olarak otelinde ziyaret etmek zorunda kaliyor.Türkiye Kuzey Irak'a girebilmek için danismak zorunda kaliyor.Türkiye artik hep zorunda kaliyor. Mert TOKER |
Tarih
: 12.11.2007 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|