Yeni Sayfa 1


   Degisen ancak gelismeyen bir Türkiye

  

  
Bir çocugun büyümesini, anasi babasi zor fark eder. Çünkü çocuk her gün gözlerinin önündedir ve bir günden ertesi güne degisiklik olmamaktadir. Çocuk hep ayni gibidir. Ama ayni çocugu bir yasinda gören kisi dokuz yil sonra gelip de onun on yasini sürdügünü gördügü zaman gözlerine inanamaz. Ve çocugu taniyamaz.Ülkeler için de durum böyle.

Her sabah kalkiyoruz, gazeteleri okuyoruz, ise gidip geliyoruz, aksam televizyonda haberleri izliyoruz ve ülkedeki büyük degisimi fark edemiyoruz. Her sey ayniymis gibi geliyor.

Oysa, Türkiye büyük bir hizla degisiyor, dönüsüyor, bambaska bir ülke haline geliyor. Bunu anlamanin en kestirme yolu, ülkeyi üç bes yildir görmemis birisinin tanikligina basvurmaktir. Inanin bana, bütün samimiyetimle söylüyorum; AKP iktidarinda bir süre sonra Türkiye iyice taninmaz hale gelecek. Peki bu degisimin yönü ne?

Bunu kisaca “milli degerlerden uzaklasma,muhafazakârlasma, Orta Dogu ülkesi olma, sanal bir dünyada zenginlesme ve kalitesizlesme” olarak adlandirabiliriz.Kalitesizlesmenin ve teslimiyetçiligin yol açtigi gerçekleride artik açik ve seçik görüyoruz.Öyle ki Kürt Devleti fikrine bile alismaya baslayan kesimler yarin baska fikirleri de seslendireceklerdir.

Bu kadar büyük bir degisim sadece iç dinamiklerle basarilamazdi.Amerika’nin Orta Dogu meselesinde Türkiye’ye biçtigi rol, uzun dönemli bir senaryoyla uygulaniyor.Içteki aktörler de siyasiler, basin, üniversite, is alemi, aydinlar olarak rolün hakkini veriyorlar.

AKP'nin ekonomide yarattigi sahte refah dünyasinin bozulmasi Türk halkinin uyanmasina yardimci olacak.Bu uyanis agir darbeler sonucu ortaya çikabilir. Daha açik ol derseniz; sicak paranin, gerçek olmasa dahi, geçici olumlu hatta asiri olumlu sonuçlar yarattigi bir yapi içinde; “bunu yarattigi düsünülen” partiye karsi “simdiden baslayacak herhangi bir karsi olusumun basari sansi henüz yok”...

Ancak yillarin partisi olan , Türk milliyetçiliginin ve bölünmez bütünlügün kalesi bir partinin kitleleri etrafinda toplama ihtimali giderek artiyor.Devlet adamina ihtiyaç duyulan bu dönemde adres çok açiktir.

Ekonomiye döndügümüzde Amerika’da mortgage kredisi almis olan çok kisinin bunlari ödemekte zorlandigini, bu yüzden bazi insaat ve mortgage sirketlerinin zora girdigini Türkiye’de sokaktaki vatandas bile biliyor. Ancak is dünyasina ve medyaya bakacak olursaniz onlarin da bu konudaki bilinç düzeyi sokaktaki vatandasinkinden farksiz görünüyor. Halbuki Türkiye’nin son yillarda giderek artan cari açigina ragmen kolayca dis borç bulabilmesinden petrolün 30 dolardan 100 dolara tirmanmasina kadar, Türkiye gibi bir ülkede bankalarin 20 yillik konut kredisi vermeye baslamalarindan bir zamanlar ayri tellerden çalan Amerika, Brezilya ve Türkiye borsalarinin beraberce hareket etmelerine kadar son yillarin birçok ekonomik olgusunun arkasinda Amerika’daki mortgage kökenli konut balonu yatiyor. Dolayisiyla 33 milyar dolarlik cari açigi, 90 milyar dolara yaklasan sicak para stokuyla Türk ekonomisinin ne zaman hangi meçhule gidecegini de büyük ölçüde Amerika’daki mortgage krizinin seyri belirleyecek. Amerika’nin Iran’a saldirma istahinin giderek kabarmasi, bu iste Türkiye’yi kullanabilmek amaciyla PKK’yi Türkiye’nin üzerine saldirtarak santaj yapmasi bile Amerika’daki mortgage krizinin seyriyle yakindan ilgili.

Hal böyleyken Türkiye’de bu konuda Wall Street medyasinin mansetlerinin çevirileri disinda bir yayina, hele bagimsiz ve orijinal analizlere rastlamak çok zor.

Oysa ABD’nin son dönemdeki büyümesi tüketim artisina dayaniyordu. ABD hane halklarinin tasarruf orani uzun süredir negatif oldugu için bu tüketim artisi tamamen krediler tarafindan finanse ediliyordu. Kredilerde gayrimenkul kredileri basi çekiyordu. Bu kredilerde süregelen artis gayrimenkul fiyatlarinda bir balon yaratmis durumdaydi. Böyle bir patlama gayrimenkul piyasasinin tikanmasiyla kendiliginden olabilecegi gibi, faizlerin yükselmesi tarafindan da tetiklenebilirdi ve öyle oldu.

Büyümeyen bir ABD ekonomisi bu boyutta finansal yatirim çekemez. ABD cari açigini finanse edemez duruma düserse dolarin degeri hizla düsmeye baslayabilir ve ABD ekonomisi tasarruf yetersizliginden resesyona girebilir. Bu durumda gelismekte olan piyasalardaki ABD kaynakli para buralardan çikarak önce ABD’ye, ikinci planda da diger gelismis piyasalara yönelecektir.

Peki kisa vadede Türkiye'de “olumlu finansal algilamayi bozacak bir dalga olusmasi” mümkün mü? Önümüzdeki bir yil içinde, en fazla bir yil içinde; Türkiye’deki algilamayi degistirecek, daha dogrusu “dünya genelindeki finansal genlesmeyi tersine döndürecek” net gelismelerin olacagini düsünüyorum.

Sonuç: 57’nci Hükümet’i olusturan partileri “baraj altina” iten “finansal dalganin” bir benzerini, dünya genelindeki genlesmeyi yaratan 2003 sonrasi yapinin “degismesi” ile; önümüzdeki aylarda yasayabiliriz... Böyle bir “kirilma” olustugu zaman “içerideki siyasi denge” bu degisime paralel olarak kayacaktir.

Bu olmadigi takdirde, daha açikçasi; dünyadaki “likidite” içeride ekonominin gerçeklerini, ürettigi “sonuçlar” ile gölgelemeye devam ettigi sürece; AKP oyununu oynamaya devam edebilir. Son söz: Içinde bulundugumuz “ekonomik illüzyon”, gerçek tablolari “algilanir” hele getirecek bir finansal dalga sonucu bitecek. Bu bitisin “geldigi” gün herkes için “hesap günü” olacak...
    Mert TOKER
Tarih : 26.11.2007
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.