 |
|
ABD kaynakli belirsizlik azalmiyor,artiyor.
|
Geçen hafta piyasalarin faiz indirimi beklentisiyle çosmasina ragmen ABD kaynakli belirsizlik artiyor.2008'de iyimser tabloya ragmen firtinali günler bekliyorum.Dünyadaki risk primi artislarina hassasiyetle tepki verebilen Türkiye bu durumda cari açigini azaltacak önlemleri düsünmek zorunda kalabilir.
Amerika Birlesik Devletleri'nde (ABD) ekonomik kriz firtinasi devam ediyor. Kriz simdilik, gayrimenkul kredilerinin (mortgage) geri ödenememesine bagli olarak gelisiyor. Yilbasindan sonra, krizin diger sektörlere de bulasacagi tahmin ediliyor. Riskli gayrimenkul kredilerine bagli ticari senetler yatirimlarinda, 4 ayda yüzde 30 civarinda düsüs yasandi. Sadece bu enstrümandaki 4 aylik düsüsün, 360 milyar dolari buldugu anlasiliyor. Simdiden, bankalarin ve mali sirketlerin, gayrimenkul kredileri nedeniyle resmen zarar yazdiklari miktar 40 milyar dolari buldu.
IMF, bu krizin 5 kat daha büyüyecegini ve zararlarin 200 milyar dolara ulasacagini tahmin ediyor. OECD'nin tahmini ise zararin 300 milyar dolara çikabilecegi yönünde. Yani, yilbasindan sonra, piyasalarda daha büyük bir dalgayla karsilasilmasi olasi.
ABD'de 3 aylik hazine bonosu ve ayni vadeli bankalararasi para piyasasi faiz orani arasindaki risk primi, 4 ay önce 94 baz puan iken bu oran simdi 182 baz puana firladi.
Yani artik, bir bankadan bir digerine 3 aylik para yüzde 1.82'lik bir faiz farki alinarak verilebiliyor. Daha subat ayinda bu fark, en çok 20 baz puan idi. ABD Merkez Bankasi'nin borç verme faiz orani ile bankalararasi 3 aylik faiz orani farki da 54 baz puana çikti. Kisacasi, ABD'de risk primleri yükseliyor.
Simdi de tahviller etkilendi
Mortgage krizi, simdiden ABD hazine tahvillerini de etkiledi. Kisa vadeli tahvil faizleri düserken, uzun vadeliler yükseliyor. Krizin daha da artacagi beklentisiyle yatirimlar kisa vadeye kaydirildi. Nisan ayi öncesinde 10 yillik uzun vadeli tahvil faiz oranlari, 2 yillik tahvillerden daha düsük iken, mayis ayinda faizler esitlenmisti. Simdi, uzun vadeli tahvil faiz oranlari, kisa vadelilerden 94 baz puan daha yüksek.
Öte yandan, ABD'de biraz riskli sayilan özel sirket tahvilleri (High Yield Corporate Bonds) iyiden iyiye gözden düsmüs vaziyette. Daha yilbasinda, özel sektör tahvilleri ile 10 yillik hazine tahvilleri faizleri esitti. Simdi, ikisi arasindaki fark 646 baz puana ulasmis durumda. Yani, borçlanan sirketler, yüzde 6.5 civarinda ilave faiz ödemek zorunda kaliyorlar.
En son Citibank'in piyasadan, dolar üzerinden yüzde 11 faizle borç almasi, bütün kafalari karistirdi. Citibank, yil içinde aldigi bazi tedbirlerle, yabancilarin bu bankaya para yatirmasini zorlastirici tedbirler almisti. Bu davranis, mevduat kaçisini da beraberinde getirmisti.
Standart and Poors'un yayimladigi 30 günlük belirsizlik endeksi, halen 25.6 civarinda. Bu endeks, Rusya'nin dis borçlarini ödeyemedigi 1999 yilinda 45.7'ye kadar çikmisti. Krizin etkileri arttikça, yilbasindan itibaren belirsizligin de yükselebilecegini söyleyebiliriz.
Eylül sonu itibariyle, son 6 ayda satilan gayrimenkullerin miktari 6.7 milyon adetten 5 milyon adede indi. Düsüs, yaklasik yüzde 25 oraninda. Buna bagli olarak, gayrimenkul stoku da artiyor. Eylül sonu itibariyle, ABD çapinda, satisa sunulup satilamayan gayrimenkul sayisi 10.5 milyon adet. Yilbasinda bu miktar, 6.8 milyon adetti. Bu gelismelere bagli olarak, gayrimenkul fiyatlari da düsmeye devam ediyor.
Bu durumda, dolarin daha da deger kaybedecegi, uluslararasi piyasalardaki fon miktarinin daha da azalacagi, faizler düserken risk primlerinin artmasi yüzünden faiz indirimlerinin borç alanlarca hissedilemeyecegi, enflasyon oranlarinin dünya çapinda yükselise geçmesi bekleniyor. Mert TOKER |
Tarih
: 03.12.2007 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|