 |
|
Türkiye'deki yabanci sermaye türü
|
Son 7 yil içinde, Türk ekonomisi büyük degisim geçirdi. Bu degisim, aslinda AKP hükümetinden önce ve 2000 ekonomik krizinin ardindan önce kontrollü olarak basladi.Ancak bugüne baktigimizda...
• Ekonomi, görülmemis biçimde dis etkilere açik hale geldi. 120 milyar dolara ulasan sicak para, bu gelisimin en büyük nedeni.
Rant operasyonu
• IMF'nin ekonomik kararlardaki etkisi mutlak oldu. IMF, bürokrat atamalarindan, hangi bankalara el konulacagina kadar her türlü karara karisti. Her türlü ekonomik bilgi, IMF'nin istedigi biçime getirildi ve IMF'nin emrine sunuldu.
• Internet teknolojisinin de yardimiyla, basta Hazine ve Merkez Bankasi olmak üzere tüm ekonomik birimlerin kararlarina ve istatistiklerine kolayca ulasilabilir hale geldi.
• Devletin araci oldugu, büyük ve neredeyse garantili bir rant operasyonu basladi. Daha önce, büyük ölçüde Türk vatandaslari bu nimetlerden faydalanirlarken, artik yabancilar katlarca büyük kar transferleri yapmaya basladilar. "Düsük kur, yüksek faiz" politikasi sayesinde, büyük rant elde edildi. Otoriteler, bizim böyle bir politikamiz yok deseler de, pratik sonuç böyle oldu.
• Bu politikalarin devam ettirilecegi o denli garanti edildi ki, Türk ekonomisi en iyi kar getiren yer oldu. Küçük bir döviz hareketinde, bir kerede, mevcudun % 20'si oraninda faiz arttirilabildi. Faiz düsürülmesine ise, sonuna kadar direnildi.
• Sonuçta, Merkez Bankasi'nda rekor döviz rezervi birikti. Bu garantilere, IMF kontrolü de eklenince simdiye kadar olmadigi biçimde, özellestirmelerin önü açildi; ülkeye iyi yabanci sermaye geldi.
Dis ticaret büyüdü
• Küresellesme, sermayenin hareketliligine yok açti. Türkiye, küresellesmenin hareketlendirdigi fonlarin ve petrol fiyatlarinin artmasiyla biriken petro dolarlarin en rahat yatirildigi ülkelerden birisi oldu.
• Piyasalasma maalesef yerlestirilemedi. Izmir'deki Vadeli Islemler Borsasi disinda, yeni borsa kurulamadi. El konulan bankalarin bazilari borsaya açikti. El konulan bankalardaki yabancilara ait paralar tamamen ödenirken, küçük yatirimcinin magdur edilmesine seyirci kalindi.
• Türkiye'nin ithalati ve ihracatinin ciddi biçimde artmasiyla, dis ticaretimiz büyüdü. Bu hareketlenme, ülkenin küresel ekonomiye uyumunu kolaylastirdi.
Yabanci yatirim ülkeden kari alip götürüyor. Bizim kurdugumuz ama yabancilar tarafindan satin alinan bankalar ve sirketler ülkede duruyor. Bunlari disariya çikaran yok ama, yabancilar kârlarini disariya döviz olarak çikariyorlar. Çikaracaklar. Eskiden ülkede Türk parasi olarak kalan kârlar, bundan sonra dövize dönüstürülecek ve döviz olarak disariya gidecek.
Ideal yabanci sermaye
500 büyüklerin 140'i yabanci sermayeli kurulus. 2006 yilinda 500 büyüklerin toplam vergi öncesi kârlarinin toplami 4.5 milyar dolar. 500 büyüklerin vergi öncesi kârinin yüzde 40'ini bu yabanci sermayeli kuruluslar elde etmis ve de (çok tabii olarak kanuni haklari olarak) yurtdisina götürmüs.
Tekrarda yarar var: Yabanci sermaye düsmanliginin modasi geçti. Tam tersine, her ülke yabanci sermaye pesinde. Ama biz bazi seyleri birbirine karistiriyoruz.
(1) Ülkeye faiz için, borsa için gelen yabanci sermaye ile, yatirim için gelen yabanci sermaye farklidir.
(2) Ülkeye daha önce Türkler tarafindan kurulmus bankayi, fabrikayi satin almak için gelen yabanci sermaye ile, yeni banka, fabrika kurmak için gelen yabanci sermaye farklidir.
Biz ülkeye fabrika kurmak için gelecek yabanci sermaye istiyoruz. Türk ekonomisinde ek yatirim, ek üretim yapacak, ek istihdam yaratacak yabanci sermaye budur.
Ekonomi denilen seyin esasi üretmektir. Üretmek demek katma deger yaratmaktir. Katma deger denilen sey (1) Kira, (2) Ücret, (3) Faiz, (4) Kârdan olusur.Eger yabanci sermaye ülkeye yeni bir isyeri açmak için gelir, yeni bir banka, fabrika kurar ise, katma deger yaratir. Üretimi, istihdami, geliri artirir. Buna karsilik kendi yarattigi kâri yurtdisina götürür.
Fakat yabanci sermaye daha önce bizim kurdugumuz, bankayi, sirketi satin alir ise, üretim, istihdam ve geliri artirmadan, daha önce tamami ülkede kalan katma degerin bir bölümünü kâr olarak yurtdisina çikarir. Bunu yapti diyerek de yabanci sermaye ayiplanamaz.
Bir ayip var ise o ayip, yabancilari yeni banka, fabrika kuracak yerde, Türklerin kurduklarini almaya tesvik eden sistemdedir.Yanlislari anlatmanin yabanci sermaye düsmanligiyla ilgisi yoktur. Ülkenin ihtiyaci olan yeni yatirim ve üretim için gelecek yabanci sermayedir. . Mert TOKER |
Tarih
: 10.12.2007 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|