Yeni Sayfa 1


   Firtina kapimiza geldi.

  

  
Küresel piyasalar girdikleri türbülansta en kritik esigi basariyla asamadi. Bir yandan ekonomik durgunluga isaret eden veriler diger yanda Amerikan bankalarinin beklenenin ötesinde zararlar açiklamasi kritik esikte piyasalara agir darbe vurdu. ABD hisse senedi piyasalarinin yansiticisi Dow Jones Endeksi yüzde 4 deger kaybederken IMKB'nin düsüsü yüzde 6.3'e vardi. Piyasalar yeni yilin üst üste üçüncü haftasini da kayipla kapadi.

- Verilerin etkisi- Dünyanin diger piyasalarini da saran bu kayiplarin temel argümani ABD ekonomisinin açiklanan verilerle resesyona girecegi endisesinin agirlik kazanmasiydi.

- Yilin 2. gününde açiklanan aralik ayi ISM Imalat Sanayi Endeksi'nin 47.7 ile normal kabul edilen düzeyin altina inmesi resesyonun ilk isareti kabul edildi.

- 4 Ocak'ta aralik ayi tarimdisi istihdam artisi 70 bin beklenirken 18 binde kaldi. Issizlik oraninin yüzde 4.7 yerine yüzde 5'e yükselmesi ikinci ve daha güçlü bir resesyon göstergesi oldu.

- 8 Ocak'ta açiklanan kasim ayi bekleyen konut satislarinin yerinde sayacagi tahmin edilirken yüzde 2.6 azalmasi resesyon beklentilerinin 3. nedeniydi.

- 15 Ocak'ta açiklanan aralik perakende satislarinin yüzde 0.1 artmasi yerine yüzde 0.4 azalmasi, ve bunun Noel alisverisinin oldugu bir ayda gerçeklesmesi, resesyon beklentilerini daha da pekistirdi.

n Özellikle Citigroup ve Merrill Lynch gibi dünyanin en büyük bankalarinin beklentileri asan zararlar açiklamasi resesyon beklentisini kuvvetlendirdi.

- Paket kurtarmadi- Böylece piyasalar son iki haftadir ABD ekonomisinde resesyon beklentisini fiyatlamaya basladi. Özellikle hisse senedi piyasalarinda dramatik düsüsler meydana geldi. Dow Jones Endeksi cuma günü bir ara 11.954 puana kadar düstü ve Ekim 2006 düzeyine geri döndü. Amerikan Baskani Bush'un ekonomiyi canlandirma paketini açikladigi bir günde New York Borsasi büyük dalgalanma yasadi. En yüksek ile en düsük düzeyi arasinda yüzde 4'e varan bir makas olustu ve günü de kayipla tamamladi. Çünkü hükümetin açikladigi paketin kisa vadede kurtarici olamayacagina kanaat getirdi. 145 milyar dolara varan vergi tesviki yoluyla tüketimi canlandirma paketinin yürürlüge girebilmesi için, önce kanunlasmasi ve yürürlüge girmesi sonra da harcamaya dönüsmesi belli bir zaman gerektiriyor. Bu da ancak yilin ikinci yarisinda realize olabilir diye degerlendiriliyor. Zaten o zamana kadar faiz indirimlerinin etkisi devreye girebilir. Piyasalarin yanitini aradigi durgunluga girilmisse o zamana kadar canliligin nasil saglanacagi sorusu.

- 2 milyar dolarlik çikis- Bu resesyon korkusudur ki, petrol ve altin fiyatlarini da düsürdü. Daha açikçasi piyasalar ve yatirimcilar likit kalmayi tercih etti. Hisse senetlerindeki kayiplar ABD disina da yayildi. Gelismekte olan ülke piyasalari da bu kez düsüs kervanina katilmaktan kurtulamadi. Bu nedenle Türkiye'nin de aralarinda bulundugu bu ülkelerin para birimleri yabancilarin çikisi nedeniyle dolar karsisinda deger yitirmeye basladi. Türkiye'den geçen hafta itibariyle yaklasik 2 milyar dolarlik bir yabanci çikisinin oldugu bankacilar tarafindan tahmin ediliyor. Nitekim liranin dolar karsisindaki degeri 1.14'ten 1.19'a kadar, yüzde 4.4 oraninda geriledi.

- 30 Ocak önemli esik- Küresel piyasalarin gündemi geçen hafta gibi yogun degil. Ilk gün zaten ABD piyasalari tatil. Açiklanacak bilançolar daha çok reel sektör bilançolari. Sadece sali günü Bank of America'nin bilançosu var. Bu degil ama gelecek çarsamba yani 30 Ocak'ta hem ABD'nin son çeyrek büyüme rakami hem de Fed'in faiz karari açiklanacak. Bu tarih piyasalar için bir yerde önemli bir esik olusturuyor. Son çeyrek için beklenen büyüme rakami yüzde 0.8. Beklendigi gibi gelirse piyasalara bir etkisi olmaz. Altinda bir gerçeklesme, hele eksi bir büyümenin çikmasi, negatif etkiyi daha da büyütür. Piyasalarin fiyatlamaya baslamasindan önce, resesyonun basladigi kanaati yayginlasir. Beklentiyi asan büyüme ise elbette olumlu etkiler. Ama yine de içinde bulundugumuz dönemin resesyon beklentileri satilmakta oldugundan, bu etki sinirli kalir.

- Devami gelir mi?- Eger piyasalarin resesyonu satmaya basladigini kabul ediyorsak önümüzdeki dönemde kesintilerle de olsa bunun devami beklenebilir. Çünkü resesyonlar borsalarda yüzde 510'luk düsüslerle atlatilamiyor. Bu dönemlerde piyasalar olumlu haberleri görmezden geliyor, olumsuzlari abartiyor. Tipki yükselislerde iyi haberlerin abartilip, negatif haberlerin görülmediginde oldugu gibi. Bununla beraber önümüzdeki dönemde açiklanacak bazi veriler ve alinacak önlemler eger resesyon beklentisini kirarsa, yani resesyon beklentisini degistirirse durum da degisir. Beklenti diyoruz çünkü resesyonun resmilesebilmesi için iki çeyrek arka arkaya daralma gerekiyor. Resesyonla ilgili beklenti ve gerçeklesmeler piyasalarin seyrinde etkili olurken, ABD'de büyüme rakamlari eger beklentileri dogrulamaz ve yavaslamayi ortaya koyarsa, piyasalarda ciddi toparlanmalar da meydana gelebilir. Bir yerde piyasalar resesyonu satarken yanilmis olurlar.ABD ekonomisinin resesyona mi yoksa yavaslamaya mi girecegi bir tarafa, finansal piyasalarin resesyon beklentisine kapilmasi trend degisikligini de netlestirdi.
    Mert TOKER
Tarih : 21.01.2008
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.