Yeni Sayfa 1


   Türkiye'nin çalkanti avantajlari

  

  
Yasadigimiz çalkantilardan Türkiye göreceli olarak hasarsiz çikti.Hattasinda böyle bir firtinadan çikabildigi için yeni yatirimcilarada güven verdi.Bu nasil oldu?

Istanbul Borsasi en kötü ocak ayini geride birakti. 24 yildan beri IMKB100 Endeksi ocak aylarinda yüzde 23'lük düsüs hiç yasamadi. 24 yildan sadece 5'inin ocak ayi düsüsle geçti. Yüzde 23 ise geçmisteki düsüsleri üçe katlayacak düzeyde.

IMKB bu düsüsü ile seçilen borsalar arasinda en fazla deger kaybina ugrayan piyasa. Bitisikte yer alan tablodan izlenebilecegi gibi, 43 borsa içinde IMKB'ye en yakin düsen borsa yüzde 19 ile Norveç. New York Borsasi yüzde 4.6, Nasdaq yüzde 9.8 deger kaybetmis. Hisse senedi piyasalarina yönelik hazirlanan MSCI Dünya Endeksi de ocakta yüzde 7.71 düsmüs.

- Üç göstergede fark?- Istanbul Borsasi neden en çok kaybettiren borsa? Bir barometre özelligi tasidigina göre borsanin böylesine düsüsü Türkiye ekonomisinin en riskli ekonomi oldugunu mu yansitir? Eger bu soruya evet yaniti verilecekse o zaman ikinci ve hatta üçüncü soruya geçelim.

Ayni kötülesme neden hazine faizlerinde yasanmadi? Bütün bu süreçte hazine faizleri sadece bir puanlik bantta oynadi. Bir de döviz kuru, hemen hemen yükselise geçtigi düzeylere geri geldi. Dolarin yukari yönlü oynakligi yüzde 8'e çikmasina karsin kurlarin düzeyi ve seyri Türkiye ekonomisinin çok riskli oldugu izlenimi vermiyor.

- Neden borsalar?- Bu iki ana göstergeye ragmen borsanin bu tepkisini yatirimci yapisina, dünyada da dalgalanmanin borsalar üzerinden yürümesine ve büyümenin hiz kesecek olmasina, hatta ABD'de resesyon beklentilere baglayabiliriz. Düsen büyüme, düsen ciro ve kâr yoluyla temettü ve hisse senedi fiyatlarina yansiyor. Küresellesmenin etkisiyle bütün piyasalar zincirin içinde yerine aliyor.

- IMKB'de yabanci faktörü- Istanbul Borsasi'nin neden çok etkilendigine gelince, bu piyasa yüzde 72 orani ile yabanci yatirimcisi en yüksek olan piyasalardan biri. Yabancilar da gelismekte olan ülkelerden ve özellikle kârli ve likit olan piyasalardan ocak ayinda çikmak istedi. Yüzde 72'lik grubun içinde satisa niyetli olan çok ama karsilarinda güçlü bir yerli alici kitlesi yok. Geçmisten yerlilerin deneyimi de fazla. Üstelik küresel piyasalari siki bir sekilde izliyorlar. Yabancilarla ayni paralelde pozisyon aliyorlar. Bu durumda da fiyatlar zorunlu olarak asagi geliyor. Yabanci ancak bulabilirse bir baska yabanciya satiyor. Bu nedenle yabanci payi geçen yil sonunda yüzde 72.37'den ocak sonunda ancak yüzde 71.89'a indi.

- Faizde yerli etki- Halbuki faiz piyasasinin yapisi daha farkli. Yabancilarin agirligi o kadar fazla degil. Banka disi kesimin elindeki hazine kagitlarinin yaklasik üçte biri yabancilarin elinde. Üçte ikisi de yerlilerin sahipliginde bulunuyor. Bankalarin portföyünde agirlikli biçimde hazine kagitlarinin yer almasi ve bunlardan bazilarinin piyasa yapici olmasi, kaleyi savunmalarina yol açiyor. Yabanci satisa geçerse karsisinda alici yerliyi bulabiliyor. Bu nedenle bono piyasasi hisse senedi piyasasina göre daha likit durumda. Nitekim ödemeler dengesinden yabancilarin asil satip çiktiklari piyasanin bono piyasasi oldugu görülüyor.

- Yüksek faizin etkisi- Bono piyasasinin küresel piyasalarin sarsilmasindan darbe almamasinda Türkiye'nin en yüksek faizi vermesi elbette etkili bir rol oynuyor. Türkiye ayni zamanda 2001 krizi sonrasinda milli gelirini hizla artirdigi için kamu borçlarinin GSMH'ya oranini yari yariya düsürdü ve yüzde 40'a indirdi. Ortalama vadeyi de 9.6 aydan 36 aya çikartarak borçlarin sürdürülebilirligini artirdi. Yani geri ödeme riskini azaltti. Bono piyasasi hem sahipli, hem getirisi yüksek hem de riski göreceli olarak daha az. Cazibesi burada. Geçen hafta da Merkez Bankasi faiz indirim sürecinin sonuna yaklastigini ve ancak olumlu veriler gelirse sinirli bir indirime gidebilecegi mesajini verdi.

- Kendi içinde ayrisma- Hisse senedi piyasasindan yabancilar dogru dürüst çikamayinca, bono tarafinda çikislar sinirli kalinca ve faiz düsüslerinin sonuna gelindiginin isareti de verilince, lira güçlü kalmaya devam ediyor. Döviz likiditesinin simdilik bol olmasi da bu piyasadaki volatiliteyi azaltiyor. Türkiye küresel piyasalar zincirinin içinde hareket ediyor, bu anlamda dünyadan kopamiyor ama kendi iç piyasalarinda en azindan simdiye kadar önemli bir ayrisma meydana gelmis. Bu da ekonominin küresel dalgalanmadan etkilenmesini çok sinirlamis.
    Mert TOKER
Tarih : 04.02.2008
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.