Yeni Sayfa 1


   Kusursuz Firtina

  

  
Türkiye'deki gelismelerin dis dünyada ve uluslararasi piyasalarda nasil algilandigi, nasil degerlendirildigi büyük önem tasiyor bu günlerde. Benim dis dünyadan edindigim izlenim hiç de olumlu degil son zamanlarda. AKP hükümetinin ikinci iktidar dönemindeki tavriyla, hem ekonomik reform programini sündürme konusunda, hem de siyasi niyetleri konusunda dis dünyada ciddi tereddütler yarattigi görülüyor. AKP'nin ortaya koydugu mönü ve sundugu yemeklerin kokusu, rengi, tadi pek begenilmiyor. Aslinda Türkiye'deki is çevrelerinin bir bölümü de begenmiyor bu yemegi.

Sanayi ve Ticaret Bakani Zafer Çaglayan bu tür elestirilere karsi, "Isin mutfagindan bakinca durum disaridan bakildigi gibi degil, ari gibi çalisiyoruz, Türkiye'yi alarme edecek bir durum yok", demis. Sayin Bakan kendi açisindan hakli olabilir ama çogu kimse mutfaktaki aktiviteye degil kendisine sunulan yemegin görünümüne, tadina ve kalitesine bakar.

Son bir hafta içinde birbirini izleyen olumsuz haberler ve yapilan karamsar açiklamalar, her seye karsin iyimserlik balonlari uçurmaya çalisanlari samar oglanina çevirdi. Hafta boyu süren kötü haber trafigine Tokyo'daki G-7 ülkeleri maliye bakanlari ve merkez bankalari baskanlari toplantisi sonrasinda yapilan açiklamalar da eklendi. ABD, Almanya, Fransa, Ingiltere, Italya, Japonya ve Kanada'nin finans yetkililerinin yaptigi açiklamada, ABD'den dünyaya yayilan krizin daha da kötülesebilecegi belirtilirken buna karsi ortak bir önlem alma iradesinin de ortaya konamadigi anlasildi.

Konuyla ilgili ajans haberlerinde, toplantida karamsar bir havanin estigi belirtilirken toplanti sonrasinda bir açiklama yapan ABD Hazine Bakani Henry Paulson, "Dünya ekonomisinin finansal sistemdeki büyük sarsintidan kaynaklanan ciddi risklerle karsi karsiya bulundugunu ve risklerin yeniden fiyatlanmasi sürecinde yüksek volatilitenin devam edecegini", söyledi.

Büyük güven bunalimi

ABD'deki konut balonunun patlamasiyla tetiklenen krizi "dalgalanma" diye niteleyip siradan bir konjonktür hareketi gibi algilayanlar, Paulson'un sözünü ettigi olayi kavrayamadiklari için temelsiz bir iyimserligin içine sürüklendiler. Onlara göre ABD ekonomisinin bir küçülme yasamasi ya da resesyona girmesi pek olasi degildi, ekonomide bir duraklama dönemi yasansa bile bu tipki 2001'deki gibi çok kisa sürecek ve küresel ekonomiyi fazla etkilemeden atlatilacakti. Bu görüs özellikle erken havlu atip krize katkida bulunmak istemeyen Amerikali isadamlari arasinda yaygindi.

Bu görüsü savunanlarin göz ardi ettigi nokta, ABD'deki "mortgage" kredileriyle baslayan krizin, dönemsel bir dalgalanma olmanin ötesinde, dünya ekonomisindeki dengesizlikleri ve özellikle küresel finans sistemindeki yapisal sorunlari açiga çikarmis olmasi. Bunun sonucunda finansal sistemde modern zamanlarin en büyük güven krizi olusmus durumda. Kimse kimseye güvenmiyor, kimse kimsenin bilançosuna inanmiyor, bundan sonraki büyük zararlarin nereden patlayacagi bilinmiyor ve alinan önlemler de bu ortamda fazla etkili olamiyor. ABD Merkez Bankasi'nin sok faiz indirimlerinin etkisi de sinirli kaliyor.

Geçen haftaki kötü haber yagmuru ABD ekonomisinin % 80'ini olusturan hizmetler sektöründe 2001'den beri en büyük gerilemenin yasandiginin açiklanmasiyla basladi. Birçok yorumcuya göre bu ABD ekonomisinin resesyona girdiginin yeni bir kanitiydi. Daha sonra açiklanan ocak ayina iliskin perakende piyasasinin ciddi biçimde durakladigini gösteren veriler de bu izlenimi güçlendirdi.

Bunun ardindan Avrupa'da yavaslamaya isaret eden veriler açiklandi ve Avrupa Merkez Bankasi Baskani Claude Trichet de dünya ekonomisindeki "olagan disi belirsizlikleri" vurgulayarak yakin gelecekteki faiz indirimlerinin ilk sinyalini verdi. Ingiltere'de de alarm zilleri çalarken Merkez Bankasi faiz indirimine gitmek zorunda kaldi.

Haftanin en çarpici açiklamalarindan biri ise Deutsche Bank'in CEO'su Josef Ackermann'dan geldi. Ackermann, ciddi sorunlar yasamakta olan "monoline" tahvil sigortasi kurumlarinin kredi notunun düsürülmesi halinde bunun küresel mali sistemde "yeni bir tsunamiye yol açabilecegini" söyledi.Dünyada bütün bunlarin yasandigi bir ortamda "Bize bir sey olmaz" saçmaligiyla iyimserlik pompalamanin kime ve neye yarayacagini dogrusu merak ediyorum. Hayal dünyasinda yasayan bu tip bireylerin “söylemlerini” dinleyince “yaklasan krizden Türkiye adina daha da fazla” korkuyorum. Neden mi?

Gayet basit, “Bir sey olmadi” diyorlar; daha ne olsun! Kriz Amerika’da, daha baslamadi bile, buna ragmen Amerika basta olmak üzere dünya borsalari zirvelerine göre yüzde 12-15 arasinda düserken, Türk sermaye piyasasi tam yüzde 30 deger kaybetti! Bir sey olmamis degil mi! Yanlis anlamayin lütfen “Türkiye’de kriz falan yok!” Kriz Amerika’da ama düsen hatta “piyasa degerlerinin yarisina yakini” yok olan bizim borsamiz.

Bazilari bu noktada sunu söyleyecekler; ama dolar kuru yerinde sayiyor, bak bir sey olmuyor! Yabanci para “kuru istedigi gibi basiyor”, dünyanin en yüksek nominal faizini aldigi bir yerde kuru sabit tutarak veya basarak buradan da kâr sagladiginda ortaya “katmerli” bir getiri çikiyor.1.77’den 1.15’e kadar dolari bozmus, dünyada esi benzeri olmayan bir faiz aliyor; bizim akillilar da söyle diyorlar “ama kaçmiyorlar, duruyorlar!” Duracak, kuru basabildigi ölçüde, kurdugu sistem “ona son marjinal kurusu” getirene kadar duracak! Bu durus zaten “içimizi bosaltip” varliklarimizi emerek bize en büyük zarari veriyor. Borsa “görünerek” düsüyor, bu denklem “hissettirmeden” bizi bitiriyor. Her ne amaçla yapiyorlarsa yapsinlar ama sunu çok iyi bilsinler; “Türkiye’yi bu denklem üstüne oturtup, iliginin kemiginin sicak para baronlari tarafindan emilmesine yol açanlar, sessiz kalanlar ve yataklik edenler”, gün gelip bunun hesabini bu ülkenin insanlarina, kurumlarina verecekler!
    Mert TOKER
Tarih : 11.02.2008
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.