 |
|
Borsadan daha cok kazandiran hazine kagitlari
|
2001 gibi Cumhuriyet tarihinin en agir krizinin 8'inci yilinda ekonomide nelerin degistirdigini hafta içinde ele aldim. Bugün de finansal yatirim araçlari üzerinde yarattigi etkiye deginmek ve son 6 yilda kimin kazanip kimin kaybettigini ortaya koymak istiyorum.
Bunun için bitisige yatirim araçlarinin yillik getirilerinden elde ettigimiz bir tablo koydum. 2001'i kriz yili saydim. 2002 basindan itibaren yapilan yatirimin 2007 sonunda, 6 yilda ne kazandirdigini hesapladim. Yillik getiriler üzerinden gittigimiz için elde edilen kazançla yatirimin yeni yilda tekrarlandigini varsaydim. Nominal getiriler yaninda yillik ortalama tüketici enflasyonundan arindirdigimiz reel yillik getirilere de tabloda yer verdim. Sonra 2002 basinda yatirilan 100 lirayi yillik reel getiriler ile hesaplayarak 2007 sonuna getirdim.
Tablonun en sonunda görüldügü gibi, ortaya ilginç bir durum çikti. Bütün riskine ragmen hisse senedi getirisi ikinci sirada kaldi. 6 yilin sonunda hisse senetlerinin ortalama getirisi enflasyondan arindirilmis olarak yüzde 55.2 düzeyinde gerçeklesti.
- Getiri farki neden? - Bundan da daha ilginci en yüksek getirinin en düsük risk tasidigi varsayilan Hazine bonosundan elde edilmesiydi. Bonoda 6 yilin bilesik getirisi yüzde 85.8'e vardi. Bu yönüyle Hazine bonolari getiride hisse senetlerine 30 puanlik fark atti. Üstelik kriz sonrasinda Türkiye'nin makro ekonomik risklerinin azalmasina, iç borcun sürdürülebilirliginin artmasina ragmen. Kamu net borç stokunun 2001 yilinda milli gelirin yüzde 90.5'i düzeyinden 2007 sonunda yüzde 40.4'üne inecegi hesaplaniyor. Kamu borcunun izlenmesinde en geçerli göstergede yari yariya düsüs saglanmasi ve iç borcun vadesinin uzamasina karsilik Hazine kagitlarinin getirisi hisse senetlerinin yüzde 50 üzerinde gerçeklesti. Bu sonuçta da, borsa performansinin vasatligi yaninda Türkiye'nin dünyanin en yüksek faizini vermesinin de büyük payi olabilir.
Anilan dönemde yatirim fonlari ile mevduat faizlerinin getirileri pozitif yönde. Mevduat faizlerinin ortalama getirisi yüzde 41.5, yatirim fonlarinin ise yüzde 29.4 düzeyinde gerçeklesti.
- Para liradan kazanilir- Buna karsilik kaybedenler tarafinda ise dolar ve altin bulunuyor. 2002 basina göre 2007 sonunda dolar yine ayni dolar, altin yine ayni altin ama bunu yillik deger artislari üzerinden her yil yeniden yatirima dönüstürülmesi halinde ciddi kayiplar olusuyor.
Sonuçta kriz sonrasinda dalgali kur rejiminde döviz üst üste ve yüksek oranlarda yatirimcisina kaybettirdi. 2001 kriziyle olusan ortamda dövize yatirim enflasyondan korunma saglayamadi. Kurlar daha çok yabancilarin portföy, dogrudan yatirim ve yerlilerin disaridan kredi kullanimi sonucu belirlendi. Lira cinsi yatirim araçlarinin getirisi ise bu dönemde dahi düsmedi. Bu sonuçlar devalüasyon zamanlari hariç Türkiye finansal piyasalarinda en yüksek kazancin lira cinsi yatirim araçlarindan kazanildigini bir kez daha ortaya koyuyor.
Ayni zamanda ülke sermayesinin reel faizle ve düsük kur politikasiyla nasil disariya transfer oldugunuda görebiliyoruz.AKP hükümetinin bu sahte dünyanin çöküsünü basariyla erteledigi ve günü kurtarmaya devam ettigi de bir gerçek olarak ortada duruyor.Hazine kagitlarinin iyi giden piyasalara ragmen borsadan çok kazandirdigi çeliskisini de ancak Türkiye'de yasayabiliyoruz. Mert TOKER |
Tarih
: 25.02.2008 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|