 |
|
Ekonomi gözden kaçmasin
|
IMF anlasmasi sessiz sedasiz sona erdiriliyor. Oysa, IMF’ye olan borcumuz sürüyor. IMF, bir bozulma olasiligi görmese, anlasmayi bir biçimde sürdürürdü. Bakan Simsek, son bir manevra yapamazsa, anlasmanin mayis ayinda sona erdirilmesi bekleniyor.Bilindigi gibi bugune kadar olan dalgalarda veya firtinalarin Türkiye'ye kalici etki birakmamasinin nedeni IMF çapasiydi.AB çapasindan sonra IMF çapasindan uzaklasabilecek AKP'nin sanal pembe tabloyu sürdürmesi zorlasiyor.
- IMF’nin üzerinde özellikle durdugu, basta Sosyal Güvenlik Reformu olmak üzere, reform tasarilari istenilen biçimde ve zaman süresi içinde çikarilamadi.
- Simdilik riskli gibi görünmese de, Türk lirasi yabanci paralar karsisinda deger kaybetmeye basladi. Kur seviyesinin yabanci fon giris ve çikislarina bagli olmasi, bu konudaki belirsizligi arttiriyor.
- Enflasyon orani, zaten hedeflerin üzerinde seyrediyordu. Ama, artik hedefleri tutturma olasiligi pek kalmadi. Enflasyon, beklenenin de, hedeflenenin de üstünde artiyor. Muhtemelen, Merkez Bankasi, erken baslamis oldugu Enflasyon Hedeflemesi uygulamasini birakmak zorunda kalacak. Uygulamanin birakildigi açiklanmasa da bir süre sonra zaten rafa kalkacak.
- Merkez Bankasi, döviz alim ihalelerindeki miktarlari azaltti. Ayrica, gerek duyulursa ihaleleri durdurabilecegini açikladi. Yani, o da döviz talebinde degisiklikler olabilecegini öngörüyor. Merkez Bankasi’nin bu davranisi, Türk lirasinda deger kaybi olabileceginin sinyali sayilabilir.
Tartisma üstüne tartisma
- Merkez Bankasi, kisa vadeli faiz oranlarini degistirmedi. Bir süredir, küçük de olsa faiz oranlarinda indirim yapabilen Merkez Bankasi, bu uygulamayi durdurdu.
Bu karari, gida ve enerji fiyatlarindaki ve küresel ekonomik gelismelerdeki belirsizlik nedeniyle aldi. Bu temkinlilik, basli basina, ekonomide bir bozulma olabilecegi sinyalini veriyor.
- Merkez Bankasi Baskani ve sorumlu bakanlar ekonomide bir bozulma olmayacagi yönünde demeçler veriyorlar. Sadece bu bile gösteriyor ki, bozulma olasiligi yüksek.
Bütün bunlara ragmen, Merkez Bankasi döviz rezervleri yüksek. Yani, ekonomiye dövizden gelebilecek bir dalga, fazla zarar vermeden atlatilabilir vaziyette. Tabii, 2000-2001 yilinda oldugu gibi, döviz talebi karsisinda, Merkez Bankasi döviz satmazsa, dövizden gelen bir dalga tüm ekonomiye yayilabilir.Su anda ekonomideki en büyük risk, siyasi gelismeler nedeniyle olusuyor.
AKP’nin kapatilma girisimine, simdi de karsi hareketlerden olusan siyasi öç alma riski eklendi. Olaylar tirmanacak gibi görünüyor. Taraflarin sakinlesmemesi halinde, bu çekisme kolaylikla piyasalara da yansiyabilir.
Gerilimi azaltacak kisiler de, basta Cumhurbaskani ve Basbakan ile diger AKP yöneticileridir. Mutlaka, sakinlesme saglanmalidir. Gerilimin artirilmasi halinde ise, en büyük zarari 5 yildir kör topal giden ekonomimiz görecektir.Kötü giden ekonomi için mazaret üretmek isteyenlerin gerilimi artirma ihtiyaçlarida oldugu gerçegi madalyonun öteki yüzünü olusturuyor. Mert TOKER |
Tarih
: 24.03.2008 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|