 |
|
Pembe tablo çökerken IMF
|
Bitecek olan stand by anlasmasini uzatmak istemeyen AKP hükümeti mi yoksa IMF'mi? AKP hükümeti ise neden stand by olmasa bile ihtiyati anlasma yapmak istiyor? Gerçek su ki yeni dönemde IMF garantörlügünün olmamasi ve bugüne kadar yabanci alacaklari için Türkiye sever görüntüsü çizen IMF'in uzak durmasi ekonomi politikasi hakkinda ciddi sorularin olusmasina yol açiyor.
Devlet Bakani Sayin Mehmet Simsek’in degisik toplantilarda yaptigi konusmalar kafalari karistiriyor. Konusmalarindan medyaya yansiyan haberlere dayali olarak, IMF anlasmasinin yenilenmesine gerek olmadigini söylemisti.Dünyada bir kriz varken bu yaklasim bana samimi gözükmedi.Sanki IMF bizle anlasmiyor demek istedi,diyemedi.
Türkiye gibi kirilgan ülkeler için stand by yerine ihitiyati bir anlasma olmaz.IMF’ye üye olan her ülke (ABD, Almanya, Ingiltere gibi büyük ülkeler dahil, her ülke) “IMF Sözlesmesi’nin 4’üncü maddesine göre, yilda en az bir defa IMF görevlilerince denetlenir. Denetleme bilgi toplama amacini güder. Derlenen bilgiler IMF tarafindan toplu olarak yayimlanir.
Bu iliskiye “4’üncü Madde Çerçevesinde Gözden Geçirme“ denilir.
- “Cari açik sorunu bulunan” (döviz açigini kendi imkânlariyla kapatamaz duruma düsen) ülkelere, bu zorlugu atlatabilmeleri için IMF yardimci olur.
Ülkelerle “stand-by” adi verilen bir tür anlasma yapilir. Bu anlasmada ülkelerin durumlarini düzeltmek için alinacak tedbirler belirtilir.
Ülkeler yükümlülük altina girer. Anlasmaya bagli olarak IMF döviz kredisi açar. Ama daha da önemlisi ülkelerin baska kaynaklardan döviz bulmasina IMF yardimci olur.
Bu anlasmayi yapan ülkeler gerçek anlamda IMF gözetimine ve denetimine girer. IMF uzmanlari belli araliklarla ülkeleri denetler. Ülkelerin stand-by anlasmasina uygun hareket etmemesi halinde, kullanacagi kredi dilimleri serbest birakilmaz. Ülkeler temiz raporu alamaz. O zaman da dis piyasalarda itibari zedelenir. IMF disi kaynaklari kullanmasi zorlasir.
Bu iliskiye “Stand-by” Anlasmasi Uygulamasi“ denilir. (Bizim yillardir IMF ile iliskilerimiz bu tür anlasmalar kapsaminda yürüyor.)
- Acil olarak döviz destegine ihtiyaci olmayan, fakat cari açik (döviz açigi) sorununu çözememis ülkeler “kirilgan ülke” diye tanimlanir. Bu ülkeler döviz açiklarini degisik kaynaklardan karsilarken, bir gün sürpriz bir tikaniklikla karsilasmamak için IMF ile iliskiyi sürdürür.
Hemen döviz kredisine ve destegine ihtiyaci olmayan ama, bir gün sürprizle karsilasmaktan korkan ülkeler IMF ile “ihtiyati stand-by” anlasmasi yaparlar. “Stand-by anlasmasinda IMF kredisinin hemen kullanimi söz konusudur.” Ihtiyati” anlasmada döviz kredisi miktari belirlenir ama, kullanilmaz.
Kredi, sorun çiktiginda kullanilmak üzere ihtiyatta durur. Ihtiyati stand-by anlasmasinda da ülke IMF uzmanlarinin siki gözetim ve denetiminde olur. Ancak her denetim sonu “Kredi dilimi serbest birakilacak mi, birakilmayacak mi?” tartismasi olmaz.
Bu iliskiye “Ihtiyati Stand-by Düzenlemesi “ denilir.
- IMF ile iliskiye giren bir ülke, stand-by anlasmasi yürürlükten kalkmasina ragmen borcunu ödemedigi sürece IMF gözetiminde ve denetiminde kalir. IMF uzmanlari belli dönemlerde ülkeyi ziyaret eder. Rapor hazirlar.
Buna “Program Sonrasi Yakin Izleme” denilir.
Devlet Bakani Sayin Mehmet Simsek diyor ki, “(1) Yürürlükteki stand-by anlasmasinin süresi sona eriyor. (2) Hazine’nin yeterli döviz stoku var. Istesek tüm IMF borcunu öderiz. Ama ödemeyi düsünmüyoruz. (3) Cari açik (döviz açigimiz) var ama, dövizi açigimizi kolaylikla kapatiyoruz. IMF’den yeniden döviz kredisi almaya mecbur degiliz. Ancak “kirilganlik” söz konusu. Iste bu nedenle stand-by anlasmasinin süresi sona erdikten sonra yeni bir stand-by anlasmasi yapmayacagiz da “Ihtiyati Stand-by Anlasmasi” yapacagiz. (4) Bu durumda IMF ile iliskilerimizi “Program Sonu Yakin Izleme” çerçevesinde sürdürecegiz
Ingiliz vatandasi oldugu söylenen Mehmet Simsek'e su sorulari yöneltmek isterim.
1) Hazine'nin yeterli döviz stoku panik durumunda çikabilecek sicak parayi karsilamaya yetiyor mu?
2) IMF mi anlasmayi istemiyor yoksa siz mi? Kriz durumunda yabanci alacaklarinin garanti edildigi dogru mudur? Hazinedeki rezervler yabancilar için öncelikli olarak mi rezervdeler?
3) Satacak degerli Türk varliklari azaldi.Sira otoyollara havaya suya geldi.Eskisi gibi döviz açigini kolaylikla kapattigimizi nasil iddia edebiliyorsunuz?
4) Program Sonu Yakin Izleme” çerçevesi nedir? Stand by nedir? Ayni sey midir? Mert TOKER |
Tarih
: 31.04.2008 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|