 |
|
Piyasalardaki bahar havası
|
Piyasalardaki bahar havası
Geçen hafta piyasadaki yükselişlerden nedenlerinden biri de UBS bankasıydı.Amerika’daki mortgage sektörü çöküşünden kaynaklanan zararının USD 19 mia daha arttığını açıklamış, bunun üzerine dolar-euroya karşı güçlenmiş, dolar güçlenince altının yatırım aracı olarak cazibesi azaldığından altın fiyatı da düşmüştü.
UBS hangi ülkenin bankası? İsviçre’nin. İsviçre’nin euroyla ilgisi var mı? Tabii ki yok, İsviçre AB üyesi değil ki euro kullansın; İsviçre’nin parası frank. Acaba bu İsviçre Bankasının euroland ülkelerinde büyük yatırımları mı var? O da değil, servet yönetiminde uzmanlaşan UBS’in İsviçre dışındaki en büyük yatırımları ve en geniş çaplı operasyonu ABD’de, ayrıca banka 19 milyar dolarlık zararı Amerikan mortgage sektöründeki çöküşün derinleşmesinden dolayı yazmış.
Bu şartlar altında UBS’in zarar yazması neden doları euroya karşı güçlendiriyor, UBS hisseleri olumlu medya sunumuyla yükseliyor? Salı gününe geçelim.Basından yapılan alıntıyla ''Lehman Brothers’ın Amerika’daki hisse senedi satışına yüksek talep gelmesi, piyasalarda krizin en kötü döneminin geride kaldığı umudunu yarattı!”
Lehman Brothers’ın hisse senedi satışı işi nereden icap etti, önce onu bir anlayalım: Olay aslında basit. Lehman Brothers ikinci Bear Stearns olayı olabilir. Bilançosunu ağzına kadar mortgage tahvilleriyle doldurmuş olan Lehman Biraderler artık serbest piyasadan bu batık aktifleri fonlayacak borç parayı bulamaz olmuş ve geçen Perşembe günü ödeme güçlüğüne düşmüştü. Amerikan finans medyasının kesin sansür uyguladığı bu olayın kulaktan kulağa yayılmasıyla Lehman Brothers hisseleri bir günde % 48 oranında değer kaybetti. Bunun üzerine Lehman Brothers kaynak sağlamak amacıyla son çare olarak USD 4 mia tutarında hissesini satışa çıkardı. Yalnız burada gözden kaçırılmak istenen bir husus daha var: Banka aslında hisse senedi değil, “convertible bond” sattı, yani istenirse itfa döneminde hisseye çevrilebilecek borç tahvili ihraç etti. Tahvilin kupon faizi ise % 7.25. Kısacası karşımızda Fed’in bankalara % 2.50’den para dağıttığı bir ortamda, bilançosunda bu parayı almak için repolayacak kalitede (ki Bear Stearns olayından sonra Fed artık orta kalite denecek özel sektör kağıtlarını bile kabul etmeye başladı) tahvil bulunmadığı için en az % 7.25 faizle (en az, çünkü söz konusu tahviller çok büyük ihtimalle iskontoyla satılmıştır, dolayısıyla gerçek faiz kupon faizinin 1-2 puan üzerindedir) borçlanmak durumunda kalan bir banka var. Bunun neresi iyi haberdir, ve bu nasıl olup da krizin en kötü döneminin geride kaldığını müjdelemektedir?
Görüldüğü gibi Amerikan ekonomi yönetimi artık Amerikan medyasının Amerikan finans sektöründeki batış hikayelerini “iyi haber” olarak sunmasından medet umacak haldedir. Bu sözde iyi haberlerin arkasından gelen olumlu piyasa hareketlerinin ise çok büyük ölçüde manipülatif olduğu ve bu işlerde nihaî adresin Fed’e çıkacağı açıktır.
Piyasalardaki zorlama bahar havasının bir müddet daha devam edeceğini düşünüyorum ancak kalıcı olacağına inanmıyorum.İşin uzmanları için karlı , küçük yatırımcı için tehlikeli bir dönemdeyiz.Olumlu hava bozulduğu takdirde eskisinden de sert düşüşleri görmek ihtimal dahilindedir.Türkiye'de, ABD kaynaklı krizin bitmediğine ve risklerin sürdüğü gerçeğine uygun davranmalıdır.
Mert TOKER |
Tarih
: 4/13/2008 |
|
Tüm
Makaleler |
|
|
|
|
 |
|
|