Yeni Sayfa 1


   Gençlik Bayramında Gençlik Nerede?

  

  
Bugün,19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı...Yine devlet yetkililerinden bir sürü yaldızlı laf dinleyeceğiz. Çoğu uzunca yıllardır değişmeyen, her hangi bir iz bırakmadan boşlukta yitip gidecek klişeler...

Oysa sormak lazım: Türkiye, gençleriyle ilgileniyor mu? Türkiye, adı ‘genç sorunu’ olan çok ciddi bir sorunu olduğunun farkında mı? Türkiye, ‘genç sorunu’nu doğru dürüst bir çözüm rayına oturtamazsa, barış ve demokrasi dersinden sınıfta çakacağını biliyor mu? Türkiye, doğru politikaları bir an önce uygulamaya sokamazsa, önümüzdeki yirmi yılda ‘genç sorunu‘nun çok daha büyüyeceğini, yoksul ve yoksun gençlerinin sayısının artacağını, işsizliğin, eğitimsizliğin, mesleksizliğin topluma damgasını bugünkünden çok daha fala vuracağını görüyor mu? Türkiye, ‘genç sorunu’nu çözmekte geç kalırsa, bu ülkenin iç huzurunun, iç barışının çok daha fazla bozulacağının bilincinde mi?

Türkiye, AKP iktidarında ‘genç sorunu’nu neresinden, nasıl tutacağının henüz bilmiyor, bilemiyor.Türkiye'nin 30 yıllık bir gençlik eğitim,yeteneğe göre sektörel dağılımla işe yerleştirme ve yönetimi kazandırma planı olduğunu söyleyebilen var mı?

Eğitim sisteminin yüzeyselliğine ne demeli?

AKP iktidarında kamplara bölünmeye yüz tutmuş eğitim sistemiyle eleştirel düşünebilen, sorgulayıcı, açık kafaya sahip gençler yerine, ezbercilik aşılayan, özgürleştirmeyen, çağdaş olmaktan uzak bir eğitim sistemi oluştu.

Kendine güvenmeyen, demokrasiyi pek öyle önemsemeyen, siyaset deyince aklına önce ‘kirlilik’ gelen, toplu olarak ‘hak mücadelesi’ne girmekten kaçan gençler yetiştirmeyi yol bellemiş, gençleri hep ‘ehlileştirip yola sokmak’la bozmuş bir eğitim sistemi...

Ankara Genç İşadamları Derneği bir “gençlik araştırması” yaptırdı.Oldukça ilginç buldum. Sonuçlardan çıkan manzara şu: Gençlerin kafası karışık...

Sigara ve içki içiyorlar. En çok askere ve dine güveniyorlar.

Siyaseti takip etmiyorlar. Ama “Siyasi yelpazedeki yeriniz?” diye sorunca, ağırlıkla “Milliyetçi-muhafazakâr” seçeneğini işaretliyorlar. Yurtlarını çok seviyorlar yani... “Türkiye AB’ye girsin mi”ye “Hayır” cevabı veriyorlar.

AB konusunda doğru cevapları biliyorlar ancak neden öyle olduğunu bilmiyorlar.

“Gençler”, gazete okumuyor; televizyonda da sadece eğlence programı izliyorlar. Polat gibi şekil yapmak, Koç gibi para kazanmak, Acun gibi sahillerde “sabaha kadar eğlence”ye dalmak istiyorlar.

Çoğu Türkiye’nin geleceğinden umutsuz... Kendi geleceklerinden ise umutlular.

“Ülkem varsa ben de varım”, “Ülkem batarsa ben de batarım”, hatta “Ülkemi batmaktan ancak ben kurtarırım” diyen kuşakları birbirine kırdırıp darağaçlarında, cezaevlerinde yok ettiler. “Kitap günah, örgütlenmek yasak, siyaset tuzak” diye diye, dayağı, magazini, içi kof bir milliyetçiliği vere vere, her koyunun kendi bacağından asıldığını söyleye söyleye, “Okumadan da yırtmak mümkün”ü işleye işleye, siyasete aklı ermeyen, gözü dışarıda, “Polatist” umutsuzlar yarattılar.

Karanlık bir 19 Mayısı yazdım ancak herzamanki gibi umut, bir yol daha var.Atatürk'ün yolu ve Türk milliyetçiliği...

    Mert TOKER
Tarih : 5/19/2008
Tüm Makaleler
Untitled Document
 
 
Copyright © 2006 Mert TOKER Her Hakki Saklıdır.




Untitled Document
|
|
|
|
|
|
Linkler  
Kanuni Uyarı : MertToker.org sitesinde yer alan bilgi, haber ve yorumlar güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlenen veriler ve bunlara dayanan kişisel yorumlardır. Kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yayınlanan bu bilgi ve yorumlar hiç bir şekilde tavsiye veya yatırım danışmanlığı niteliği taşımaz. Bu bilgi ve yorumlara istinaden yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan MertToker.org hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.